Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/994 E. 2020/17655 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/994
KARAR NO : 2020/17655
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın, anılan Kanunun 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına dair Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/03/2016 tarihli ve 2015/654 Esas, 2016/199 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.03.2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.03.2020 tarihli ve KYB. 2020-36920 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 15/09/2015 tarihindeki eylemi nedeniyle sanık hakkında, Gölbaşı (Ankara) Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26/11/2015 tarihli iddianamesi ile 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, mahkemesince sanığın cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş ise de;
Sanık hakkında 15/09/2015 tarihindeki aynı nitelikteki diğer bir eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda adı geçen Başsavcılığı’nın 22/03/2016 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın beraatine ilişkin Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04/05/2018 tarihli ve 2016/212 Esas, 2018/345 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, söz konusu kararın, “….Sanığın Mısır Çarşısı isimli işyerinde ele geçen eşyalarla ilgili olarak açılan kamu davasında, Dairemizin tensip ara kararı ile temin edilen Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/654 Esas sayılı dosyasında yargılanarak hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve 03/05/2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Sanığın Lokman Hekim isimli iş yerinde ele geçen eşyalarla ilgili olarak açılan kamu davasında ise incelemeye konu Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/212 Esas sayılı dosyasında yargılanarak hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraat hükmü kurulduğu, her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunun anlaşılması karşısında;…
Her iki eylemde ele geçen eşyaların farklı olması nedeniyle kamu davasının reddi nedenleri bulunmadığından, hukuki ve fiili irtibatlı olan Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/05/2016 tarihinde kesinleşen 30/03/2016 tarihli, 2015/654 Esas ve 2016/199 Karar sayılı mahkumiyet hükmüne karşı kanun yararına Esas No : 2020/994 bozma kanun yoluna başvurulup başvurulmayacağının belirlenerek, kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulduğu takdirde dosyanın Yargıtay tarafından inceleme sonucunun beklenip dosya getirtildikten sonra incelenerek birleştirilip delillerin birlikte takdir edilerek, her iki dava konusu eylemin tek suç olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan, bu değerlendirme sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği…” gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulduğundan bahisle bozulmasına dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 03/12/2019 tarihli ve 2018/1608 Esas, 2019/1268 sayılı kararının verildiği anlaşılmakla, her iki suçun da 26/11/2015 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Aynı arama kararı gereği, sanığa ait iki farklı iş yerinde 15.09.2015 tarihinde yapılan aramada farklı eşyaların ele geçirilmesi gözetildiğinde, dosyaların birleştirilerek eylemin tek suç mu ya da TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kanun Yararına Bozma talebine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.03.2016 tarihli ve 2015/654 Esas, 2016/199 sayılı kararının CMK’nun 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 23/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.