YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1285
KARAR NO : 2021/3234
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 29.12.2020 tarih ve 2018/2277 Esas, 2020/20025 Karar sayılı kararı ile hükmün katılan … İdaresi vekilinin temyizine göre suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığı kararının onanmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 7-2015/212513 sayılı itirazıyla, Dairemizin anılan ilamına karşı itirazda bulunulması nedeniyle yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 308. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne,
Dairemizin 29.12.2020 tarih ve 2018/2277 Esas, 2020/20025 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden yapılan incelemede;
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Sanığın mesleğinin şoförlük olmasının tek başına suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan bir durum olmadığı gözetilmeden ve şöförlük mesleğinin atılı suçun işlemesinde sanığa ne şekilde kolaylık sağladığı da açıklanmadan 5607 sayılı Yasanın 4/4. maddesi uyarınca cezada artırım yapılması,
3-Gün adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 52/2. maddesi yerine TCK’nun 52. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4-Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı dikkate alındığında, CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif şartlar yönünden engel hali bulunmayan, kamu zararını ödeyen ve savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini beyan eden sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeden, sadece adli sicil kaydında önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile CMK’nun 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
5- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi