YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13805
KARAR NO : 2021/18911
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında suça konu yerin … mevkiinde muhafaza ormanı sınırları içinde kaldığının tespiti, Karaisalı Orman İşletme Müdürlüğü’nün 09/10/2015 tarihli yazısında davaya konu alanın muhafaza ormanı sınırları içinde kaldığının belirtilmesi, 01/02/2002 tarihli …’u ile 8024 hektarlık alan içindeki 4973 hektarlık devlet ormanın “…-…, …” olarak ayrılmasına karar verildiğinin anlaşılması, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin tescil harici kayalık, çalılık kısımda yer aldığının, orman bilirkişisi raporunda ise davaya konu alanın 1998 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının belirtilmesi ve suça konu alanın muhafaza ormanı olarak ayrılan alanda kaldığına dair bir tespit yer almaması karşısında; mahallinde farklı orman, harita ve kadastro mühendislerinden oluşacak bilirkişi heyeti ile yeniden keşif yapılarak suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde yer alıp almadığı, orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman vasfıyla tescil harici bırakılan alan niteliğinde bulunup bulunmadığı ve muhafaza ormanı olarak ayrılan kısımda kalıp kalmadığı hususlarının net olarak tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de,
1-6831 sayılı Kanunun 111. maddesinde; “Bu Kanunun 3 üncü maddesiyle orman rejimi altına alınan yerlerde ve 23, 24, 25 inci maddeler gereğince muhafaza ormanı ve milli park olarak ayrılmış ormanlarda, ormanlara mütaallik suçları işleyenlerin müstahak olacakları ceza iki misli olarak hükmolunur” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu düzenleme nitelikli hallerde ve ağırlaştırıcı neden uygulamalarında bağımsız yaptırımlara ya da belirlenen cezalar üzerinden “bir kat artırılır, iki kat artırılır” şeklinde artırım oranlarına işaret eden Türk Ceza Kanunu’nun sistematiğinden farklı olduğu gibi, 6831 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 93. maddesinin 2. fıkrasında “ceza bir kat artırılır” şeklinde hüküm altına alınan cezanın artırım suretiyle hesaplanması biçiminden de farklıdır. 6831 sayılı Kanunun 111. maddesinde “müstahak olacakları ceza iki misli olarak hükmolunur” denilmek suretiyle iki misli ile artırım oranına işaret edilmemiş, sadece hükmolunacak sonuç ceza belirlenmiştir. Düzenlemede “iki misli artırılır” ya da “iki katı artırılır” şeklinde bir ibareye yer verilmeyerek cezaya iki misli hükmolunacağı belirtilmek suretiyle, artırım miktarının matematiksel olarak bir kat olacağı, diğer bir anlatımla cezanın iki katına hükmolunacağı irade edilmiştir. Buna göre sözü edilen Kanunun 111. maddesi uyarınca uygulama öncesi belirlenen ceza iki ile çarpılacaktır.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09/12/2014 gün ve 2013/7-800 Esas ve 2014/545 Karar sayılı kararına göre göre, sanık hakkında muhafaza ormanı alanında işgal ve faydalanma eylemi nedeniyle hüküm kurulurken, 6831 sayılı Kanun’un 93/1-2. maddesinin uygulanması ile bulunan 12 ay hapis cezasının, 111. maddesi gereğince iki misli olarak uygulanması ile 24 ay hapis cezası olarak hesaplanması gerekirken, Kanun maddesine yanlış anlam verilerek hatalı uygulama ile 36 ay hapis cezası olarak hesaplanması ve buna bağlı olarak da sonuç cezanın fazla tayini,
2-İddianamede suça konu yerde bulunan yapının müsaderesi talep edilmediği halde, ek savunma hakkı verilmeden müsadere kararı verilmesi,
3-Sanık hakkında eylemin gerçekleştiği yerin muhafaza ormanı olması nedeniyle cezanın iki misli artırılmasına ilişkin uygulama maddesinin 6831 sayılı Kanunun 111. maddesi yerine aynı Kanunun 1111. maddesi olarak gösterilmesi,
4-24/11/2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.