YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16169
KARAR NO : 2023/4257
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın hukuka ve Kanun’a aykırı olduğuna, sanığın vicdani inançları gereğince askeri hizmette bulunmayı reddettiğine, Anayasa ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası metinler ile evrensel hukuk kuralları gereğince sanığa ceza verilmesinin mümkün olmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, son yoklamasını tabi olduğu celp döneminin son gününden önce yaptırmamış olması nedeniyle Turgutlu Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.06.2014 tarihli ve 4093 Esas, 92 Karar sayılı idarî yaptırım kararı ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 926,00 TL idarî para cezası ile cezalandırıldığı, 27.06.2014 tarihinde tebliğ edilen bu kararın süresi içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleşmesinden sonra son yoklamasını yaptırmadığı ve 24.01.2015 tarihinde polis tarafından yakalandığı, böylece yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında vicdani inançları gereği askere gitmek istemediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Turgutlu Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.06.2014 tarihli ve 4093 Esas, 92 Karar sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdarî yaptırım kararının 27.06.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 24.01.2015 tarihinde yakalanmasına dair yakalama tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
1.Hükümden sonra 03.08.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile 1111 sayılı Kanun’a eklenen geçici 55 inci maddenin birinci fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dahil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç … içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.” hükmünün; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise “Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idarî ve adlî soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idarî para cezaları tahsil edilmez” hükmünün düzenlendiği dikkate alındığında;
Bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından, sanığın, 7146 sayılı Kanun kapsamında bedelli askerlik için müracaatta bulunup bulunmadığının araştırılarak elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki
durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Sanığın bedelli askerlik yapmadığının anlaşılması halinde; 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun’la 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3.Sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza tayin edilirken (a) bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
4.Turgutlu Askerlik Şubesi Başkanlığının 18.02.2015 tarihli ihbar yazısı ve dosya kapsamına göre, hakkındaki idarî para cezasının 15.07.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılan sanığın 24.01.2015 tarihinde yakalandığı dikkate alındığında, gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın yoklama kaçağı kaldığı tarihleri gösterecek biçimde 15.07.2014-24.01.2015 olarak gösterilmesi yerine 24.01.2015 olarak gösterilmesi,
5.Hükmolunan sonuç cezanın adlî para cezası olması karşısında, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu hükümlerinin sanık hakkında uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.