Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/18298 E. 2023/6710 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18298
KARAR NO : 2023/6710
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/118 E., 2016/37 K.
SUÇ : 677 sayılı … ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar İle Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gümühacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/118 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 677 Sayılı … ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanunu’na (677 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62

nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilen 3.000,00 TL ve doğrudan hükmolunan 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesi tarafından verilen ve adlî para cezasına çevrilen hapis cezasının 70 gün olduğu ve bunun da 1.400,00 TL’ye tekabül etmesine rağmen mahkemece maddi hata sonucunda hakkında 3.000,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, verilen cezaların seçenek yaptırımlara çevrilmediği gibi ertelenmediği, mahkeme tarafından sanığın daha önce işlemiş olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosya hakkında ilgili mahkemesine ihbarda bulunduğu, ihbar edilen suçun taksirli suç olması dolayısıyla tekerrüre esas teşkil etmediği gibi bu suç gerekçe gösterilerek cezanın ertelenmemesinin yanlış olduğu, sayılan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının bozulması talebine ilişkindir.

2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesince sanık hakkında verilen 2 … 10 gün hapis cezası adlî para cezasına çevrilmekle birlikte hesaplamanın 70 gün üzerinden yapılması ve 1.400,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken 150 gün üzerinden hesaplama yapılarak sanığın 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin Kanun’a aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikayetçi … 30.09.2014 tarihli şikayet dilekçesinde özetle; sanık …’i on beş senedir uzaktan tanıdığını, kavgalı ve geçinemeyen eşlere muska yazdığını ve aralarını bulduğunu, oğlu ile gelininin aralarının bozuk olması sebebiyle sanığı tanıyan … …’den sanığın telefon numarasını aldığını, oğlu ile gelininin aralarının bozuk olması sebebiyle sanıktan muska yazmasını istediğini, sanığın da şikayetçinin teklifini 2.700,00 TL karşılığında kabul ettiğini, görüşmeden 4 gün sonra sanığın eşi ile birlikte evine geldiğini, kendisine içinde su bulunan şişe ile birlikte Arapça yazı yazılı bir kağıt verdiğini, bunun karşılığında kendisinden 2.700,00 TL ile 150,00 yakıt parası aldığını, şikayetçinin eşi ile birlikte oğluna iki … boyunca sanığın kendisine verdiği suyu içirdiğini, fayda etmemesi üzerine sanığı aradığını ve su ile yazıların işe yaramadığını söylediği, bu durumun farkında olduğunu ve kendisine 4.000,00 TL daha vermesi durumunda muskayı yenileyeceğini beyan etmesi üzerine şikayetçi olduğunu belirtmiş, daha sonra ise, 27.10.2014 tarihinde yeniden başvurarak her ne kadar sanıktan şikayetçi olmuş olsa da sanığın kendisinden almış olduğu parayı geri verdiğini ve şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın eşi V. K.’nin 02.02.2015 tarihinde bilgisine başvurulmuş, ifadesinde özetle olay günü eşi ve müşteki ile buluştuklarını ve eşinin maddi sıkıntıları olduğundan müştekiden 2.400,00 TL borcu bir iki … vade ile ödemek üzere istediğini, bu sürede parayı ödeyemediklerini ve parayı aldıktan 15-20 gün sonra müştekinin kendisine nazar duası yazmasını istediğini ve eşinin müşteki kıramayarak yazdığını, eşi borcunu zamanında ödeyemediği için müştekinin eşinden şikayetçi olduğunu, sonrasında eşinin borcunu … PTT şubesinden iki ayrı taksit olarak ödediğini beyan etmiştir.

3. Salih … 02.02.2015 tarihli ifadesinde özetle; isminin Salih … olduğunu, köyde … …, iş hayatında ise Salih … olarak bilindiğini, sanığın kendisinin amcası olduğunu, sanığın bazen nazar duası okuduğunu ancak bu iş dolayısıyla hiç para aldığını duymadığını, …’in babasının tanıdığı olduğunu ve amcası olan sanığı da tanıdığını, yaklaşık yedi … önce …’in kendisini arayarak amcasının numarasını istediğini ancak ne görüştüklerini bilmediğini, …’in üç dört … önce kendisini arayarak amcasına borç para verdiğini ancak borcunu ödemediğini ve ödemezse amcasını savcılığa şikayet edeceğini söylediğini, müştekiyi ise tanımadığını, yalnızca …’in eniştesi olduğunu bildiğini, müşteki ile sanık aralarındaki husumetten … söyleyene kadar haberi olmadığını beyan etmiştir.

4.Sanık savunmasında özetle; kendisinin muskacı olmadığını, para karşılığı bu işi yapmadığını, yeğeninin kendisini arayarak müştekinin eniştesinin muska yazdırmak istediğini ve kendisine para vereceğini, bu işi yapmaz ise müştekinin kendisine verdiği borç paradan dolayı kendisinden şikayetçi olacağını, daha sonra müştekinin kendisini arayarak arabanın bozulması üzerine aldığı parayı ve yaptığı masrafları hemen kendisine geri göndermesini, eniştesinin işini yapmazsa kendisinden arada sırada bu şekilde para isteyeceğini söylediğini, parayı müştekiye gönderdiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

5. Kovuşturma aşamasında mahkemece sanığın muskacılık yapıp yapmadığının araştırılması hususunda kolluk birimlerine iki defa müzekkere yazılmış, 25.10.2015 tarihli tutanakta, sanığın … evinin bulunduğu … Merkez Köprüalan (Gürcü) köyünde jandarma görevlilerince yapılan araştırmada, sanığın … evine yılda bir iki kez uğradığı ve muskacılık fiilini işlediğini gösteren hiç bir bilgiye ulaşılamadığı gibi sanığın muskacı veya falcı olarak da bilinmediği ve tanınmadığı; 04.11.2015 tarihli tutanakta ise, sanığın … Merkez’de bulunan ikametgahı çevresinde emniyet görevlilerince yapılan araştırmada, mahalle ve apartman sakinlerince, sanığın evine gelen giden birçok kişinin olduğu, sanığın muskacılık yaptığını ve karşılığında para aldıklarını bildiklerini, bu durumdan rahatsız olduklarını beyan ettikleri görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken, 677 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ve 5252 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca 3 … hapis ve 460,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesine karşın, 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıncan 1/6 oranından takdiri indirim uygulandıktan sonra sanık hakkında hapis cezasının 2 … 15 gün yerine 2 … 10 gün olarak ve adlî para cezasının 25 gün adlî para cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi gibi, kararın devamında dosya içeriği ile uygun olmayan 5 … hapis cezasının karşılığı olarak da 150 gün adlî para cezası belirlenmek ve bu miktar üzerinden de sanığın 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek sureti ile hükümde karışıklık meydana getirilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/118 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.