YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18620
KARAR NO : 2023/6269
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1290 E., 2016/304 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2014/1290 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca erteli 1 yıl 15 gün
hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; hakkında verilen cezayı temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan firmalar vekili şikâyet dilekçesi ile vergi levha kaydı sanık …’a ait olan iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/2717 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde sanığın çalışanı olan (dava dışı) … hazır olduğu halde yapılan aramada raflarda dizili vaziyette 1 adet Louis Vuitton markalı; 12 adet Galatasaray markalı olmak üzere toplam 13 adet telefon kapağına el konulmuştur. Sanığın arama yapıldığı esnada iş yerine geldiği ve arama tutanağını iş yeri sahibi olarak imzaladığı anlaşılmıştır.
3.Sanık 29.11.2014 tarihli kolluk ifadesinde, iş yerinde 1000 ürünün içerisinde sadece 13 tane taklit ürün bulunduğunu, bu olayın kendi bilgisi dışında gerçekleştiğini; Mahkeme huzurunda alınan savunmalarında suça konu ürünlerin, kendi bilgisi dışında, iş yeri çalışanı … tarafından raflara konulduğunu beyan etmiştir.
4…. 17.06.2015 tarihli tanık sıfatı ile alınan ifadesinde ve hakkında suç duyurusunda bulunulduktan sonra sanık sıfatı ile alınan savunmasında sanık …’ın savunmaları ile uyumlu olacak şekilde, suça konu ürünleri kendisinin bir seyyar satıcıdan satın aldığını ve raflara koyduğunu, sanık …’in bu ürünleri görüp görmediğini bilmediğini beyan etmiştir.
5.Dosyada mevcut 22.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda; orijinal ürünler ile suça konu ürünler karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve suça konu ürünlerin taklit olarak üretildiği ve aldatıcı özelliklere sahip oldukları, üzerlerinde katılan firmalar adına tescilli markaların iktibas yolu ile taklit edilerek kullanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Şikâyet üzerine sanığa ait iş yerinde yapılan aramada, toplam 13 adet taklit markalı cep telefonu kılıfı bulunarak el konulmuştur.
29.11.2014 tarihli arama ve el koyma tutanağına göre sanık iş yerine, kolluk görevlileri tarafından arama işlemine başlandıktan sonra gelmiştir. Aşamalarda değişmeyen savunmalarında iş yerinde çok sayıda ürün satıldığını, ele geçirilen ürün sayısının ise sadece 13 adet olduğunu ve suça konu taklit ürünlerden haberdar olmadığını beyan etmiştir.
Sanığın bu savunmaları diğer sanık … tarafından da doğrulanmış ve her iki sanık da suça konu ürünlerin iş yeri çalışanı olan sanık … tarafından satışa sunulduğu konusunda birbirleriyle uyumlu savunmalarda bulunmuştur. … bu ürünlerden sanık …’in haberdar olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
Sanıkların savumaları ile ortaya çıkan durum karşısında, sanıklardan …’ın suça konu taklit
markalı ürünleri bilerek ve isteyerek satışa sunduğu konusunda kesin bir yargıya varılamamaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmaması nedeniyle, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2014/1290 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.