Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/19014 E. 2023/7036 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19014
KARAR NO : 2023/7036
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/826 E., 2020/343 K.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Birleşen Dava Dosyası Yönünden
1…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2015/90 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararı ile sanığın 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca neticeten 16.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Anılan kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 2018/3781 Esas, 2018/11704 Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2019 tarihli ve 2018/838 Esas, 2019/493 Karar sayılı kararı ile mevcut dava dosyasının … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/826 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

B. Asıl Dava Dosyası Yönünden
1…. 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/828 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararı ile sanığın 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca neticeten 16.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 2018/5227 Esas, 2018/11705 Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2018/826 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararı ile sanığın 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca neticeten 20.820,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığa ait Dörtyol İletişim adlı … yerinde, … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/99 Değişik … sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 11 adet İMEİ numarası klonlanmış cep telefonu ve … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/311 Değişik … sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada da 14 adet İMEİ numarası klonlanmış cep telefonu ele geçirilmiştir.

2.Ele geçirilen telefonlara ilişkin İMEİ sorgulama tutanakları dosya arasına alınmıştır.

3.Sanık aşamalardaki savunmalarında, ele geçirilen telefonları çantacı tabir edilen şahıslardan aldığını, klonlama işinden anlamadığını, üzerine kâr payını koyarak telefonları satacağını beyan etmiştir.

4.Yargıtay bozma ilâmlarının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunu’nun 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, Mahkemece sanığın lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2018/826 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023tarihinde karar verildi.