YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20010
KARAR NO : 2023/7093
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/216 E., 2016/344 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmiş olması ve lehine olan hükümlerin uygulanmamış olması nedeniyle usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1.Açıklanması geri bırakılan hükümde suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmesine rağmen
denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklandığında suça konu ürünlerin müsaderesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de mahallinde bu hususta her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın yargılama konusu eylemi için 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde ihbara konu suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu, bu itibarla durma süresinin de eklenmesi ile suçun işlendiği 29.05.2007 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2016/216 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.