Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/20318 E. 2021/12674 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20318
KARAR NO : 2021/12674
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3 delaletiyle 179/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair GAZİOSMANPAŞA 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09/09/2020 tarihli ve 2020/15 Esas, 2020/255 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08/03/2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2021 tarihli ve KYB. 2021 – 42916 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5271 sayılı Kanunun 251. maddesinde yer alan “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” ve anılan Kanun’un geçici 5. maddesinde yer alan “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeler ile,
Anayasa Mahkemesi’nin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Söz konusu iptal kararının 5271 sayılı Kanunun 251. maddesinde işaret edilen hakkında basit yargılama yapılması mümkün görülen ancak 01/01/2020 tarihinden önce kovuşturma aşamasına geçildiği için basit yargılama yapılmayan suçlara ilişkin görülmekte olan davalarda gözetilmesinin gerektiği,
Somut dosya kapsamında, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen 05/12/2019 tarihli ve 2019/30590 Soruşturma, 2019/14222 Esas, 2019/13150 sayılı iddianame kapsamında sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu’nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, mahkumiyete dair kararın 09/09/2020 tarihinde verildiği, Anayasa Mahkemesi’nin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı kararının 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan kararın kovuşturma evresinin iptal kararı yürürlüğe girdikten sonra sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yürürlük tarihinden sonra verilmiş olan mahkumiyet kararı açısından basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün konusuna ve Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun iş bölümüne ilişkin 23/01/2020 tarih, 2020/1 sayılı ve 02.07.2021 tarih, 2021/211 sayılı kararlarına göre, 5237 sayılı TCK’nun 179. maddesinde düzenlenen suçun temyiz inceleme görevi Yargıtay Yüksek 12. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 12/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.