YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20407
KARAR NO : 2021/12221
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ : İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 01/03/2017 gün ve 2016/15244 Esas, 2017/1764 Karar sayılı kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18/06/2021 tarih ve KD – 2021/69685 Karar Düzeltme sayılı yazısı ile “Sanık hakkında İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2016/222 Esas sayılı dosyasına konu 09/03/2006 tarihli eylemine ilişkin iddianamenin 08/11/2006 tarihinde, 05/10/2006 tarihli eylemine ilişkin iddianamenin ise 27/12/2006 tarihinde düzenlendiği, İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2010/297 Esas sayılı dosyasına konu 27/02/2006 tarihli eylemine ilişkin iddianamenin 20/06/2006 tarihinde, 12/08/2006 tarihli eylemine ilişkin iddianamenin ise 06/11/2006 tarihinde tanzim edildiği, iddianamelerin tanzim edildiği tarihler itibarıyla 27/02/2006 tarihli eyleme ilişkin 20/06/2006 tarihli iddianamenin eylemler arasında hukuki kesinti yarattığı, başka bir anlatımla 27/02/2006 ve 09/03/2006 tarihli eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı yine 12/08/2006 ve 05/10/2006 tarihli eylemler arasında da hukuki kesinti bulunmadığı, aralarında hukuki kesinti bulunmayan eylemler yönünden eylemler arasında geçen sürenin azlığı, gerçekleştirildiği yerlerin yakınlığı ve eylemlerin benzer nitelikte açık alanda bandrolsüz eser satışına ilişkin olması nazara alındığında fiili kesintinin de oluşmadığı ve sanığın eylemlerini TCK’nun 43. maddesi kapsamında aynı kast altında zincirleme olarak işlediğinin kabulü ile eylemlerine konu her iki dava dosyasının birleştirilip, aynı kasıt altında işlenen 27/02/2006 ve 09/03/2006 tarihli eylemleri tek suç kabul edilip zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yine 12/08/2006 ve 05/10/2006 tarihli eylemlerinin de tek eylem kabul edilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, eylemler arasındaki hukuki kesintiye uymayacak şekilde uygulama yapılmak suretiyle verilen ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesinde isabet bulunmadığı” gerekçesiyle itirazda bulunulduğu anlaşılmakla;
Yapılan yeniden inceleme sonucunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 308/3. maddesi gözetilerek, itirazın kabulüne,
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 01/03/2017 gün ve 2016/15244 Esas, 2017/1764 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden yapılan incelemede;
Zincirleme son suç tarihi olan 05.10.2006 tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK’nun 66. ve 67. maddeleri uyarınca öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı gerçekleşmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.