YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20822
KARAR NO : 2023/4251
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2015 tarihli ve 2015/9078 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 06.03.2014 – 06.12.2014 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/397 Esas, 2015/862 Karar sayılı
kararı ile sanık hakkında 06.03.2014 – 06.12.2014 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 … 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, son yoklamasını tabi olduğu celp döneminin son gününden önce yaptırmamış olması nedeniyle Sarayönü Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 16.04.2014 tarihli ve 1281 Esas, 39 Karar sayılı kararı ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca 2.376,00 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, 11.07.2014 tarihinde sanığa tebliğ edilen bu kararın 01.08.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın hakkında kesinleşmiş idari para cezası kararı bulunmasına rağmen son yoklamasını yaptırmadığı, yoklama kaçağı olarak aranmakta iken 06.12.2014 tarihinde kolluk görevlilerince yakalanarak hakkında tutanak tutulduğu ve 15 gün içinde en yakın askerlik şubesine başvurması gerektiği tebliğ edilmesine karşın başvuruda bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Sarayönü Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 16.04.2014 tarihli ve 1281 Esas, 39 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdari yaptırım kararının 11.07.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 06.12.2014 tarihinde yakalandığına dair tutanak dosya arasında bulunmaktadır.
6. Sanığın askerlik safahatını gösterir belge dosya arasında bulunmaktadır.
7.Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünün 25.06.2015 tarihli ve 12282 sayılı yazısı dosya arasında bulunmaktadır. Bahse konu yazı içeriğine göre sanığın sahte lise diploması ibraz etmesi nedeniyle 18.02.2009 tarihinde Yüksekokuldan kaydının silindiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
1.Hükümden sonra 03.08.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile 1111 sayılı Kanun’a eklenen geçici 55 inci maddenin birinci fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dahil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç … içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten
ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.” hükmünün; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise “Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilmez” hükmünün düzenlendiği dikkate alındığında;
Bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından, sanığın, 7146 sayılı Kanun kapsamında bedelli askerlik için müracaatta bulunup bulunmadığının araştırılarak elde edilecek sonuca göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Sanığın bedelli askerlik yapmadığının anlaşılması halinde; 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun’la 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine aynı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasının yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
4.Selçuklu Askerlik Şubesi Başkanlığının 06.03.2015 tarihli ihbar yazısı ve dosya kapsamına göre, hakkındaki idari para cezasının 01.08.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılan sanığın 06.12.2014 tarihinde yakalandığı dikkate alındığında, gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın yoklama kaçağı kaldığı tarihleri gösterecek biçimde 01.08.2014 – 06.12.2014 olarak gösterilmesi yerine 06.12.2014 olarak gösterilmesi,
5.Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklik nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
6.Sanığın mahsubuna karar verilen yakalamada geçirdiği sürelerin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine aykırı
davranılması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/397 Esas, 2015/862 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.