YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20933
KARAR NO : 2023/4249
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/850 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 … 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesine göre bakaya kalma kabahatinden 1.233,00 TL idari para cezasına hükmedilmesine rağmen yoklamasını emsallerinin son celp döneminin son gününden sonra yaptırıp ya da mazeretine dair belgeyi yurt dışı temsilciliklerine ve askerlik şubelerine ibraz etmeyerek yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde bakaya suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında özetle, suç tarihinde cezaevinden yeni çıktığını, ailesinin maddi durumunun da kötü olduğunu, ayrıca kesinleşmiş cezası olduğunu, bu nedenlerle askere gidemediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında bakaya kabahati nedeniyle verilen Altındağ Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 23.12.2014 tarihli ve 4689 Esas, 348 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdari yaptırım kararının 28.01.2015 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 31.03.2015, 16.04.2015 ve 03.06.2015 tarihlerinde yakalanmasına dair yakalama tutanakları dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan bakaya suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezası bulunması gerektiği gözetilerek;
Somut olayda; sanık hakkında bakaya kabahatinden verilen Altındağ Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 23.12.2014 tarihli ve 4689 Esas, 348 Karar sayılı idari yaptırım kararının, adı geçen sanığın bilinen en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi, bu adrese çıkartılacak tebligatın bilâ-tebliğ olması hâlinde ise, 6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, doğrudan adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligat yapılmasının usulsüz olduğu ve idari yaptırım kararının kesinleşmediği anlaşılmakla, sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idari yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Altındağ Askerlik Şubesi Başkanlığının 24.06.2015 tarihli ihbar yazısı ve ekleri ile dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçun sübutu hâlinde 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine uyan bakaya suçunu oluşturacağı gözetilmeden, Mahkemece hükmün gerekçesinde
sanığın “yoklama kaçağı” suçunu işlediği belirtildikten sonra hüküm fıkrasında sanığın bakaya suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1 ve 2) numaralı bentlerde açıklanan nedenle Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/850 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.