YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21443
KARAR NO : 2021/12448
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na muhalefet etmekten kabahatli … hakkında anılan Kanunun 51/2-A maddesi uyarınca…Otoyol Büro Amirliğinin 08/09/2018 tarihli ve MA 31421998 sayılı trafik ceza tutanağı ile uygulanan 235,00 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan başvurunun kabulü ile anılan idari yaptırım kararının kaldırılmasına ilişkin SELÇUK Sulh Ceza Hakimliği’nin 24/12/2018 tarihli ve 2018/625 değişik iş sayılı kararını müteakip, İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nce 13/02/2019 tarihli trafik kural ihlali tespit tutanağına istinaden düzenlenen…Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15/03/2019 tarihli ve 2019/275 kabahat, 2019/5 karar sayılı idarî yaptırım talepnamesi üzerine, kabahatli hakkında idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına dair…7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/03/2019 tarihli ve 2019/299 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii…8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/03/2019 tarihli ve 2019/298 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı’ndan verilen 17/10/2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.10.2019 tarihli ve KYB. 2019-101430 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
İZMİR 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/03/2019 tarihli kararı ile özetle, Hakim ve Cumhuriyet Savcılarının kabahat niteliğindeki eylemlerinde idari yaptırımların uygulanması konusunda belirsizlik bulunduğu ve uygulayacak merciin de kıyas yolu ile belirlenemeyeceğinden bahisle kabahatli hakkında idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 18/09/2017 tarihli ve 2016/15714 esas, 2017/6945 karar sayılı ilâmında yer alan, “Hakim ve savcılar da diğer bireyler gibi suç veya kabahat işleyebilirler. Keza hakim ve savcıların, tüm bireyler gibi işleyebileceği suç veya kabahatler dolayısıyla kanun ve hukuk gereği cezalandırılmaları, hukuk devleti olmanın bir gereğidir.
Ancak, hakim ve savcıların, diğer kamu görevlileri ve bazı meslek sahipleri gibi statülerinden kaynaklı olarak, işledikleri kabahat veya suçlar yönünden tabi oldukları özel soruşturma ve kovuşturma usulleri vardır ve haklarında mevcut özel kanun hükümlerinin uygulanması da hukuk devletinin bir başka gereğidir.
Kabahatler karşısında uygulanan idari para cezalarına karşı başvurulara bakmakla görevli Sulh Ceza Hakimliklerinin uygulamakla yükümlü olduğu 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 28. maddesi, özel kanunlarda hüküm olmayan hallerde bu hakimlikleri usulen görevli ve yetkili kılmaktadır. Dolayısıyla, başvuruyu incelemeye yetkili merci tarafından yapılacak ilk iş, başvuran kişi, uygulanan idari yaptırım veya dosyanın özelliğinden kaynaklı olarak diğer yasalarda özel bir hüküm olup olmadığının tespiti ve buna göre gecikmeksizin başvurunun usulden kabul veya reddine karar vermektir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunundan önce de yürürlükte bulunan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda “görev suçu” – “kişisel suç” ayrımına gidildiği, o tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı (mülga) TCK’da “suç” kavramının ve tanımının “cürüm ve kabahatler”den oluştuğu, 2802 sayılı yasada kastedilen “kişisel suç” deyiminin, hakimlerin görevleri sırasında veya görevleriyle ilgili işledikleri suçlar dışındaki tüm “cürüm ve kabahatleri” kapsadığı, 5326 sayılı yasa ile kabahate konu fiillerin değil kabahat fiili karşılığında öngörülen yaptırımların değiştiği, keza 2802 sayılı Kanunda eskiden suç kapsamında olan ve kabahatten ayrı bir kavram olan cürümlere özgü bir soruşturma ve kovuşturma usulü getirilmediği gibi, bu hususta cürüm ve kabahat ayrımına da gidilmediği, dolayısıyla 2802 sayılı yasada bu tanımla eski yasadaki tüm suçlar yönünden, cürüm ve kabahat ayrımı yapılmaksızın ve her iki eylemi de içine alacak şekilde, hakimlerin işlediği iddia edilen kahabatlerin de “kişisel suç” tanımı içinde değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle idari para cezasına karşı başvurunun usulden reddine, dosyanın incelemeyi yapmakla görevli ve yetkili merciiye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği,” şeklindeki açıklamalar karşısında, dosyada mevcut…Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünce tanzim edilen 13/02/2019 tarihli trafik kural ihlali tespit tutanağı ile kabahatlinin kontrol hız limitinin 120 kilometre/hız olması gereken yolda 137 kilometre/hız ile seyrettiğinin görüntü kaydı ile birlikte tespit edildiği nazara alındığında, anılan tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu ve kabahatli hakkında idari yaptırım kararı uygulanması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden ve…Otoyol Büro Amirliğinin 08/09/2018 tarihli ve MA 31421998 sayılı trafik ceza tutanağı ile uygulanan 235,00 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan başvuru SELÇUK Sulh Ceza Hakimliği’nin 24/12/2018 tarihli ve 2018/625 değişik iş sayılı kararı ile kabul edilerek muteriz hakkında uygulanan idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiğinden, İZMİR 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/03/2019 tarih, 2019/298 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek ve yeniden yargılamayı gerektirmemek üzere BOZULMASINA, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.