Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/22602 E. 2023/4818 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22602
KARAR NO : 2023/4818
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
(Hükmün açıklanması)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 2. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.11.2011 tarihli ve 2011/1039 Esas, 2011/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) 2. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.11.2011 tarihli ve 2011/1039 Esas, 2011/471 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4 üncü Dairesinin 25.12.2012 tarihli ve 2012/1406 Esas, 2012/1206 Karar sayılı ilamı ile; Anayasa Mahkemesinin, 05.07.2012 tarihli ve 2012/9 Esas ve 2012/103 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 2. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 13.05.2013 tarihli ve 2013/1090 Esas, 2013/334 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca on … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 24.06.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24.06.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 21.07.2017 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/226 Esas, 2017/211 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/759 Esas, 2018/1244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan, (Kapatılan) 2. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 13.05.2013 tarihli ve 2013/1090 Esas, 2013/334 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca on … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; maddi ve ailevi sorunları sebebiyle izin tecavüzünde bulunduğuna ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Şırnak’ta bulunan birliğinden, 21.7.2010 tarihinde, 2 günü yol süresi olmak üzere toplam 12 gün süreli olarak Ağrı’daki ikamet adresine kanuni iznine gönderilen, izin süresi bitiminde talebi üzerine 03.08.2010 tarihinden geçerli olmak üzere izni 13 gün uzatılan sanığın, en geç 16.08.2010 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 28.12.2010 tarihinde jandarma devriyesi tarafından Ağrı’daki

köyünde yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; yakalama esnasında kendisi teslim olmuş olmasına rağmen yakalandı gibi tutanak tutulduğunu, askerden kaçmadığını, nişanlısını başka biriyle evlendirecek olmaları sebebiyle onu kaçırdığını, iki aşiretin birbirine girdiğini, bacağından yaralandığını, bir süre arkadaşının evinde tedavi olduğunu, bozma ilamına bir diyeceğinin olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinden faydalanmak istediğini ve lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini beyan etmiştir.

3.Denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine sanık; bir diyeceğinin olmadığını ve takdirin mahkemeye ait olduğunu ifade etmiştir.

4.Dosya kapsamında bulunan sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı, sevk belgesi, yargılama konusu suça ilişkin izin belgesi, sair tutanaklar, vak’a kanaat raporu ve mevcut belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

5.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/226 Esas, 2017/211 Karar sayılı kararı dosya kapsamında mevcuttur.

6.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Birliğinden izinli olarak ayrılan sanığın, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın, izin bitiminden itibaren altı tam gün içerisinde birliğine katılmaması eylemi, izin tecavüzü suçunu oluşturmaktadır.

2.1632 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.

3.Sanık tarafından ileri sürülen hususların, askerlik hizmetine … tutulabilir nitelikte olmadığı ve yakalanmakla ele geçtiği dikkate alındığında; Mahkemece suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

4.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yapılan

değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/759 Esas, 2018/1244 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.