Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/22749 E. 2023/10346 K. 27.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22749
KARAR NO : 2023/10346
KARAR TARİHİ : 27.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/566 E., 2021/871 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gerede Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2013 tarihli ve 2012/310 Esas, 2013/613 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça konu yerde
bulunan yapının müsaderesine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2016 tarihli ve 2015/756 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasıyla 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/7378 Esas, 2021/2649 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1-Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulu’nun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, katılan, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde hükmün neden açıklandığına ilişkin açıklamayla yetinilip 5271 sayılı CMK’nın 231/11 ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması yargılamasında katılan kurumun kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve bu sıfatının gereği olarak CMK’nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,.” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/566 Esas, 2021/871 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 10 … hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu yapının müsaderesine, katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın müdafiin temyiz isteği; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Suç tarihi itibarıyla 65 yaşından büyük olmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gerekçe gösterilerek kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bilirkişi raporunda suça konu yerin orman tahdit sınırları içinde kaldığını tespiti karşısında tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında Gerede Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2013 tarihli ve 2012/310 Esas, 2013/613 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde, hükümde Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2016 tarihli ve 2015/756 Esas, 2016/1 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına karar verilmesi mahallinde giderilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
1.Suç tutanağı, sanık savunması, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm
dosya kapsamına göre, sanığın ormandan ağaç kesme eyleminde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Açıklanan hükümde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenecek vekâlet ücretinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla hükmolunan vekâlet ücretinin mahsup edilmesi suretiyle vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/566 Esas, 2021/871 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından vekâlet ücretine ilişkin bendin çıkartılarak yerine “Katılan … İdaresi kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinden 660,00 TL vekâlet ücreti mahsup edilerek, 3.420,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.