YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23181
KARAR NO : 2023/7514
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/828 E., 2012/20 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Tarım ve Orman Bakanlığı
Suçtan zarar gören vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteği yönünden; sanık … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Suçtan zarar gören vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteği yönünden; sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
gereği düşünüldü:
I.GEREKÇE
A.Suçtan Zarar Gören Vekilinin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Temyizi Yönünden
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolu açık olup, kararın temyizi olanaklı bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin iadesi gerekmiştir.
B.Suçtan Zarar Gören Vekilinin Beraat Kararına İlişkin Temyizi Yönünden
1.Sanık …’un yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında, her ne kadar 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de, suç tarihinin 10.07.2011 ve ele geçen eşyanın kaçak sigara olduğu anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan dolayı sanığın yargılamasının yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Ancak Mahkemece 5607 sayılı Kanun’a muhalefetten dolayı yapılan yargılama sonucunda, 10.01.2012 tarihinde beraatine karar verildiği, kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na (…) tebliğ edilmeden 14.05.2012 tarihinde kesinleştirildiği,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre atılı suç için asli dava zamanaşımını süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 26.10.2011 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A.Suçtan Zarar Gören Vekilinin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Suçtan Zarar Gören Vekilinin Beraat Kararına İlişkin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2012 tarihli ve 2011/828 Esas, 2012/20 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.