Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23398 E. 2023/6667 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23398
KARAR NO : 2023/6667
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/563 E., 2018/311 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize haklarının ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2014/708 Esas, 2014/910 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2014/708 Esas, 2014/910 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin 09.09.2015 tarihli ve 2015/425 Esas, 2015/419 Karar sayılı ilamıyla, Askerî Savcı tarafından esas hakkında mütalaanın verildiği ve sanık hakkındaki hükmün tesis edildiği 25.09.2014 tarihli duruşmada, dosyadaki hükme esas alınan mevcut tüm yazılı belgelerin veya en azından 5271 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazıların okunmamış olması hususu hukuka aykırılık oluşturduğundan, mahkûmiyet hükmünün öncelikle usul, sanıktan sivilde iken epilepsi (Sara) rahatsızlığı nedeniyle tedavi görüp görmediğinin, görmüş ise hangi tarihlerde ve hangi sağlık kuruluşlarında tedavi gördüğü hususlarının sorulması ve varsa bu rahatsızlığına ilişkin tüm belgelerin getirtilmesini müteakip, nörolojik rahatsızlığı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise bu rahatsızlığının askerliğe elverişsizliğini gerektirecek derecede olup olmadığı konusunda nöroloji uzmanı bilirkişiye ön muayenesinin yaptırılması, bilirkişinin gerek duyması hâlinde, nörolojik yönden sağlık kurulu raporu düzenletilmek suretiyle suç tarihlerinde ve hâlen askerliğe elverişliliğinin her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konularak hukuki durumunun belirlenmemiş olması yönüyle de noksan soruşturma teşkil etmesi açısından bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/574 Esas, 2015/667 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci fıkrasının birinci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 6 … süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilmiştir.

4.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/574 Esas, 2015/667 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin 10.05.2015 tarihli ve 2016/271 Esas, 2016/296 Karar sayılı ilamıyla; sanık hakkında neticeten hükmolunan beş … süreli hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımına çevrilirken, kanundaki sınırı aşacak şekilde altı … (mahkûm olunan süre 1/5 oranında artırılarak) süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımına çevrilmesi ve hükmolunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımının tercih edilmiş olmasına ilişkin olarak somut bir değerlendirme yapılmaksızın “Sanığın kişiliği ve sosyal ekonomik durumu dikkate alınarak” şeklindeki soyut gerekçeyle hüküm kurulmuş olması nedenleriyle mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 2016/400 Esas, 2016/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci fıkrasının birinci maddesi, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 2016/400 Esas, 2016/464 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 14.03.2017 tarihli ve 2017/84 Esas, 2017/107 Karar sayılı ilamıyla; Sanığın bozma ilamına karşı beyanlarının tespit edildiği … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2016 tarihli ve 2016/242 talimat numaralı duruşma tutanağında, hâkimin ve tutanak kâtibinin imzalarının bulunmadığı, tutanağın
altında elektronik imza ile imzalandığının belirtildiği, ancak Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır şeklinde bir onay işleminin yapılmadığı görülmekle, hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

7…. 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2017/563 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; verilmiş olan kararın hukuka aykırı olduğuna ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yapılan incelemede; sanığın 02.04.2014 tarihinde birliğini izinsiz olarak terk ettiği, bir süre firarda kaldıktan sonra 12.05.2014 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; ailevi ve maddi sorunları nedeniyle böyle bir suç işlediğini, izin talebinde bulunduğunu ancak bu talebinin reddedildiğini, pişman olduğunu, kamuya yararlı bir işte çalıştırılmayı istemediğini ve şartları oluştuğu takdirde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.

3…. … Hastanesinin 04.07.2013 tarihli, ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğince düzenlenen raporunda, sanığın ruhsal muayenesinde tedavi gerektiren bir psikopatolojinin saptanmadığı belirtilmiştir.

4. Sanığın dava dosyasında epilepsi (Sara) rahatsızlığından dolayı çeşitli sağlık kuruluşlarında muayene ve tedavi gördüğüne dair bilgi ve belgelerin yer aldığı göz önüne alınarak, (Kapatılan) Askeri Yargıtay’ın bozma ilamı doğrultusunda, nörolojik açıdan askerliğe elverişlilik durumunun tespiti açısından nöroloji uzmanı bilirkişiye muayenesi yaptırılması sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda; hastanın durumun normal olarak değerlendirildiği, durumun Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin A/12 F4 tanımı ile uyumlu, suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu yönünde mütalaa bildirilmiştir.

5.Dosya kapsamında bulunan, sanığın birliğinden izinsiz ayrıldığına ve kendiliğinden katılış yaptığına dair tutanak, vaka kanaat raporu, sanığa ait sağlık kayıtları, farklı suçlardan hakkında verilmiş olan mahkumiyet hükümleri, disiplinsizlik teşkil eden eylemlerine ilişkin tutanaklar ve diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

6. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

III. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, … kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak
altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği hususları göz önüne alındığında, tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde askerliğe elverişliliği konusunda şüphe bulunmayan sanığın, birliğinden izinsiz ayrıldığı 02.04.2014 tarihi ile kendiliğinden birliğine katılış yaptığı 12.05.2014 tarihi arasında kesintisiz süren, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendinde düzenlenen ve özgü (mahsus) suçlardan olup, yalnızca … kişiler tarafından işlenebilen “firar” suçunu işlediği ve savunmalarında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanmasında, adli sicil kaydı bulunduğu gözetilerek sanığın suça meyilli kişiliği nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde, adli para cezası seçenek yaptırımının tercih edilerek, bir gün karşılığı olarak adli para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan belirlenmesi ve adli para cezasının taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 02.04.2014-12.05.2014 yerine 09.12.2013 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2017/563 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.