Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23421 E. 2023/9120 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23421
KARAR NO : 2023/9120
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/607 E., 2018/945 K.
SUÇ TARİHLERİ : 14.02.2002-05.03.2002 02.05.2002-04.04.2004
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Hükümlü hakkında kurulan uyarlama hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Edirne 3.Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 03.05.2004 tarihli ve 2004/84 Esas, 2004/151 Karar sayılı kararı ile hükümlünün;
a.14.02.2002-05.03.2002 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b.02.05.2002-04.04.2004 tarihleri arasında firar suçundan 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir.

2. Anılan hükümler (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 13.10.2004 tarihli ve 2004/1009 Esas, 2004/1006 Karar sayılı ilâmı ile onanmak suretiyle 13.10.2004 tarihinde kesinleşmiştir.

3. İnfaz aşamasında Askeri Savcılık tarafından 5728 sayılı Kanun’un 562 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasının ve ayrıca infazın durdurulup durdurulmayacağı hususunda da bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine (Kapatılan) Edirne 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 28.07.2008 tarihli ve 2004/84 Esas, 2008/586 Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükümlü hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, hükümlünün 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına ve hükümlerin infazlarının durdurulmasına karar verilmiş, söz konusu kararlar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 02.09.2008 tarihinde kesinleşmiştir.

4. Hükümlü hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 02.09.2008 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi bitiminde (Kapatılan) Çorlu 5. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 12.02.2014 tarihli ve 2004/84 Esas, 2014/317 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği gerekçesiyle düşme kararları verilmiştir.

5. Düşme kararlarının Adli Müşavir tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1.Dairesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/927 Esas, 2014/951 Karar sayılı ilâmı ile; hükümlü hakkındaki değerlendirmenin ve ulaşılacak kanaat çerçevesinde oluşturulacak hükmün, duruşma açılmak suretiyle yapılacak yargılamada belirlenmesi gerekirken, hükümlü hakkında duruşmasız işlere ait kararla düşme kararı verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine temyize konu edilen Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/607 Esas, 2018/945 Karar sayılı kararı ile;
a.14.02.2002-05.03.2002 tarihleri arasında firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.02.05.2002-04.04.2004 tarihleri arasında firar suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlünün temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükümlerin temyiz edilmesi iradesine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin

hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davaların zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilemeyeceğinden Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Gerekçeli karar başlığında izin tecavüzü suçunun adının yazılmaması mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiştir.

3. 28.07.2008 tarihli karar ile hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, kararın kesinleştiği 02.09.2008 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde hükümlünün 24.10.2009 tarihinde başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçunu işlediği ve İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2011 tarihli ve 2010/733 Esas, 2011/384 Karar sayılı kararı ile hakkında mahkumiyet kararı verilerek bu kararın 06.07.2011 tarihinde kesinleştirildiği belirlenerek yapılan incelemede;

Hükümlü hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 765 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile firar suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 765 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kurulup (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesince onanmak suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca yapılan yeniden değerlendirme sonucunda 28.07.2008 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararların 02.09.2008 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 24.10.2009 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin anlaşılması üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu hükümlü hakkındaki önceki hükümlerin aynen açıklanmasında sair nedenlere ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

4. Hükümlü hakkında 14.02.2002-05.03.2002 tarihleri arasındaki izin tecavüzü suçundan kurulan hükümde; 14.02.2002-05.03.2002 tarihleri arasındaki eyleminin izin tecavüzü suçunu oluşturduğu kabul edilmesine karşın hüküm fıkrasında firar suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR
A. Hükümlü hakkında 02.05.2002-04.04.2004 tarihleri arasındaki firar suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan değerlendirmede;
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/607 Esas, 2018/945 Karar sayılı kararında hükümlü tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlünün temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hükümlü hakkında 14.02.2002-05.03.2002 tarihleri arasındaki izin tecavüzü suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan değerlendirmede;
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/607 Esas, 2018/945 Karar sayılı kararına yönelik hükümlünün temyiz isteği

yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 2 nci maddesinde geçen “firar” ve “66/1-a” ibarelerinin hükümden çıkartılması ve yerlerine sırasıyla “izin tecavüzü” ve “66/1-b” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.