YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24391
KARAR NO : 2021/17697
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay …. Ceza Dairesi’nin (Kapatılan) 22.11.2018 tarih ve 2018/2116 Esas, 2018/12321 Karar sayılı kararı ile Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/61 Esas sayılı İddianamesi uyarınca açılan 2014/94 Esas sayılı dosyadan 6831 sayılı Kanun’un 93. maddesine muhalefetten kurulan hükmün düzeltilerek onanmasına, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/215 Esas sayılı İddianamesi uyarınca Demre Sulh (Kapatılan) Ceza Mahkemesi’nin 2013/180 Esas sayılı dosyasında açılıp 2014/94 Esas sayılı dosya ile birleştirilen dosyadan 6831 sayılı Kanun’un 93. maddesine muhalefetten kurulan hükmün onanmasına, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/215 Esas sayılı İddianamesi uyarınca … Sulh (Kapatılan) Ceza Mahkemesi’nin 2013/180 Esas sayılı dosyasında açılıp 2014/94 Esas sayılı dosya ile birleştirilen dosyadan 6831 sayılı Kanun’un 91. maddesine muhalefetten kurulan hükmün zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın KD-2021/81999 sayılı itirazıyla, Yargıtay …. Ceza Dairesi’nin (Kapatılan) anılan ilamına karşı itirazda bulunulması nedeniyle yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 308. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin (Kapatılan) 22.11.2018 tarih ve 2018/2116 Esas, 2018/12321 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/61 Esas sayılı İddianamesi uyarınca açılan 2014/94 Esas sayılı dosyadan 6831 sayılı Kanun’un 93. maddesine muhalefetten kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca bu aykırılıklar, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ”24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına,” ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/61 Esas sayılı İddianamesi uyarınca 6831 sayılı Kanun’un 91. maddesine muhalefetten kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda emvalin ağaççık niteliğinde olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun’un 91/5. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeksizin sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 91/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırı; sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun’un 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve 14.04.2011 tarih 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile 6831 sayılı Kanun’un 91/5. maddesinde yapılan değişiklik dikkate alındığında bu suçun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat neviine dönüşüp suçun işlendiği 14.01.2013 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun’un 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş; sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanun’un 20. maddesi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
III- Sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/215 Esas sayılı İddianamesi uyarınca 6831 sayılı Kanun’un 93. maddesine muhalefetten kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 20.06.2013 tarihli 2. eylemi nedeniyle 2013/180 Esas sayılı dosyada sanığın savunması alınmış ise de, itiraza esas teşkil eden 2014/94 Esas sayılı dosyada birleştirme kararı verilmediği ve 2013/180 Esas sayılı dosyaya esas teşkil eden 20/06/2013 tarihli 2. eylem ile ilgili her hangi bir işlemin yapılmadığı, bu iddia ile ilgili olarak sanık veya müdafilerinin diyeceklerinin sorulmadan bu eylem nedeniyle de mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmakla, öncelikle CMK’nun 10. maddesi uyarınca birleştirme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devam edilip yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması ve böylece sanığın savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı CMK’nun 191, 193 ve 195. maddelerine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.