Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/24959 E. 2023/4724 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24959
KARAR NO : 2023/4724
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2016/36 Esas, 2017/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 51 inci maddesi ve 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca erteli 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, su borularının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/1148 Esas, 2019/3531 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmek suretiyle katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde işgal ve faydalanma suçunun işlendiğine, idarenin zarara uğradığına, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.03.09.2015 tarihli suç tutanağında 241 nolu bölmenin kontrolünde dere içinde bazı yerleri kapatılmış su borusu görüldüğü, 26 m2 lik alanın işgal edildiği, failin tespit edilemediği belirtilmiştir.

2.03.09.2015 tarihli olay yeri tespit tutanağına göre şikâyet üzerine yapılan incelemede sanığa ait 32 lik ve 600 metre uzunluğundaki borunun değişik noktalarından kesildiği tespit edilmiştir.

3.19.11.2015 tarihli suç tutanağına göre 600 m uzunluğunda, 0.20 metre genişliğinde su borusu döşendiği tespit edilerek sanık hakkında tutanak düzenlenmiştir.

4.Sanık savunmasında dava konusu boruları 1987 yılında babasının döşediğini, bununla ilgili izin alındığını, suyun çıktığı ve taşındığı arazinin kendi arazisi olduğunu beyan etmiştir.

5.Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve kadastro bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda sanığa ait hattın mahkemenin 2014/226 Esas sayılı dosyasına konu hat olduğu, olasılıkla kullanımın devam etmesi nedeniyle yeniden tutanağa konu edildiği, suça konu yerin kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde olduğu görüşüne yer verilmiştir.

6.Yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince, sanığın 6831 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
6831 sayılı Kanun’un 17 nci maddesinde, … ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alâkalı olarak yapılacak her nev’i bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma plânı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesinin yasaklanmasına karşın, orman içerisinden su geçirilmesinden bahsedilmemiş olması, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; yargılamaya konu edilen eylemde; hiç bir orman ağaç ve ağaçcığına zarar verildiğinin belirtilmemesi karşısında: 5237 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde düzenlenen Anayasa’nın 38 nci maddeleri ile güvence altına alınan “Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz” kuralından hareket edilerek sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık
hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
03.09.2015 tarihli olay yeri tespit tutanağına göre 600 metre uzunluğundaki borunun değişik noktalarından kesildiğinin tespit edilmesi, 19.11.2015 tarihli suç tutanağında 600 metre uzunluğunda, 0.20 metre genişliğinde su borusu döşendiğinin belirtilmesi, sanığın savunmasında dava konusu borunun babası tarafından döşendiğini beyan etmesi, bilirkişi raporunda suça konu yerde orman örtüsüne zarar verildiğine dair herhangi bir tespit yer almaması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/1148 Esas, 2019/3531 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karacasu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.