YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25307
KARAR NO : 2021/15100
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
Marka hakkına tecavüz suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen 18/03/2021 tarihli ve 2020/29128 soruşturma, 2021/7053 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii SAMSUN 2. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 10/04/2021 tarihli ve 2021/3129 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı’ndan verilen 07/06/2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2021 tarihli ve KYB. 2021/76479 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki şirketin “Karadenizbirlik” şeklindeki tescilli markasının şüphelinin işletmekte olduğu işyerinde iltibasa yol açacak şekilde “Karadenizçiçek” ismi ile ambalaj olarak taklit edilerek kullanıldığı yönündeki iddialar üzerine yapılan soruşturma sonunda, şüphelinin kullanmış olduğu “Karadenizçiçek” ibaresinin de tescilli olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Delil tespiti istemi üzerine, şüphelinin iş yerinde yapılan tespit sonucunda soruşturma dosyasına ibraz edilen 15/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda, şüpheliye ait olup tescilli olan “Karadenizçiçek” markasının “Karadenizbirlik” markasını çağrıştıracak biçimde benzer olması, her iki markanın aynı tür üründe kullanılması, şüphelinin markasının müştekinin markasından ayırt edilmesini sağlamaya yönelik çaba tespit edilemediği, bilakis yazı karakterleri ve renginin aynı seçilmiş olması karşısında inceleme konusu kullanımın iltibas teşkil edecek nitelikte benzer olduğu sonucuna varıldığının belirtildiği, nitekim bilirkişi raporundaki fotoğraflar incelendiğinde belirtilen kullanımın net bir şekilde görüldüğü anlaşılmakla, şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden talebinin REDDİNE, 09/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.