Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/25389 E. 2023/9767 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25389
KARAR NO : 2023/9767
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/152 E., 2021/217 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.OLAY VE OLGULAR
Olay tarihlerinde sanık …’in İstanbul’da bulunan Özel Haznedar Hastanesinde genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptığı, askerlik yükümlüsü şahıslara para karşılığında ameliyat olmuş görüntüsü verecek tarzda cilt kesisi uygulanıp dikiş atılması konusunda … isimli şahısla anlaştığı, değişik tarihlerde bu şahsın Kasımpaşa’da bulunan sünnetçi kliniğinde, … ve …’ye cilt kesisi uygulayıp dikiş attığı, haklarında gerçeğe uygun olmayan epikrizler düzenlediği, düzenlenen bu epikrizlerle … ve … hakkında Gölcük Deniz Hastanesi Sağlık Kurulundan askerliğe elverişli değildir, kararlarının alındığı,
Olay tarihlerinde İstanbul/Taksim … Hastanesinde genel cerrahi uzmanı olarak çalışmakta olan sanık …’nin sahte askerliğe elverişsiz raporu alarak askere sevk edilmekten kurtulmak isteyen yükümlüler ile, birliklerinden izinli olarak gelip de sahte rapor alarak izin sürelerini uzatıp birliklerine dönmek istemeyen erlere istedikleri raporu almalarını sağlayabilecek şekilde vücutlarına yüzeysel cerrahi müdahaleler yapılması konusunda … isimli şahısla anlaştığı ve bu suretle …, …, …, … ve … isimli şahısların askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçlarına iştirak ettiği,
Sanık …’in vücuduna, …’ın sünnet kliniğinde cilt kesisi yaptırarak dikiş attırdığı ve 06.09.1991 tarihinde Özel …Hastahanesi acil servisine müracaat ettiği, hiatus hernisi tespit edilerek Nissenin Fundoplikasyonu uygulandığı ve ayrıca subdiyafragmatik abse tespit edilerek drene edildiğine dair sahte bir epikriz düzenlendiği, bu sahte epikrizi kullanarak İskenderun Deniz Hastanesine sevkini sağlatan sanığın, anılan hastanenin sağlık kurulundan önce 17.10.1991 tarihinde ertesi yıla bırakma ve daha sonra 19.11.1992 tarihinde askerliğe elverişli değildir kararları alması üzerine Artvin İdare Kurulunun 22.12.1994 tarihli kararıyla askerlik yükümlülüğünden çıkarılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanıklar hakkında konusu suç teşkil eden eylemlerine ilişkin yapılan yargılama sonucunda (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 16.04.2002 tarihli ve 2002/3 Esas, 2002/339 Karar sayılı ilamı ile … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, sanık … hakkındaki, …’in askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçuna iştirak etmek suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ve sanık … hakkındaki, …, … ve …’in askerlikten kurutulmak için hile yapmak suçuna iştirak etmek suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmak suretiyle kesinleştiği, (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 19.07.2005 tarihli ve 2005/500 Esas, 2005/868 Karar sayılı ilamı ile, sanık … hakkında, …’nin askerlikten kurtulmak için ile yapmak suçuna iştirak etmek suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ve sanık … hakkındaki, yükümlü sanık …’nin askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçuna iştirak etmek suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği, (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 20.02.2007 tarihli ve 2007/389 Esas, 2007/ Karar sayılı ilamı ile, sanık … hakkındaki, …’un işlediği askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçuna iştirak etmek suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmak suretiyle kesinleştiği tarihler ile yargılamanın yenilenmesi kararının verildiği 11.05.2010 tarihi arasında dava zamanaşımının durduğu ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan;
“1- Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt’aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.
2 – (Değişik : 22/3/2000-4551/19 md.) Yukarıdaki fıkrada yazılı cezalar suç ortaklarına da uygulanır. Az vahim hallerde altı aydan beş seneye kadar hapis cezası verilir.” şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında, sanıkların yargılama konusu eylemleri için belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü belirlenerek yapılan incelemede; suç tarihlerinden sanıklar hakkında temyiz incelemesine konu hükmün kurulduğu 20.04.2021 tarihine kadar 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2011/152 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.11.2023 tarihinde karar verildi.