YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26065
KARAR NO : 2021/16730
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : 556 sayılı KHK’ya muhalefet
HÜKÜM :İlk derece mahkemesince verilen hüküm kaldırılarak sanık hakkında hükümlülük, müsadere
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- İstinaf yargılaması sırasında 5271 sayılı CMK’nun 147. ve 191. maddeleri uyarınca sanığın usulüne uygun şekilde sorgusu yapılmadan, hakkındaki düşme ve mahkumiyet kararları kaldırılıp, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır bir ceza verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 289/1-h maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Marka hakkına tecavüz suçlarında şikâyet hakkı, münhasıran marka sahibine ait olup, tescilli markanın sahibi olan ve marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişiler şikâyetçi olabilir.
Diğer bir ifade ile şikâyet hakkını kullanacak marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan marka sicilinde, adına markanın tescil edildiği gerçek veya tüzel kişidir.
Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu hakkın başkaları tarafından kullanılması mümkün değildir.
Hak sahibi kişiler şikâyet tarihinde, şikâyette bulunma yetkisini veren vekâletname bulunmak koşulu ile avukatları vasıtasıyla da şikâyette bulunabilir. Davaya vekâlet konusu 6100 sayılı HMK’nun 71-83. maddelerinde düzenlenmiş olup, hem HMK’nda hem de Türk Borçlar Kanunu’nda vekâletnamelerin herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığı kabul edilmiştir. Şikâyet hakkını kullanma konusunda asıl olan vekâlet verenin iradesidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;
Dosya içerisinde mevcut olan ve Kenzo Parfüms şirketinin yetkilileri tarafından … irtibat bürosu yetkilisi …’e verilen asıl vekaletnamenin içeriğinde “Bir gümrük davasını ya da diğer davaları takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamanın bulunması ve şikayet hakkına ilişkin eksikliğin giderilmesine dair ilk derece mahkemesince müşteki vekiline süre verilmesine karşın müşteki firma vekilinin sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka sahibi firmaların yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği, anlaşıldığından, marka sahibi firmaların sanık hakkında şikayet tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir şikâyetinin bulunmadığı gözetilmeden, davaya katılmasına karar verilerek sanığın birden fazla müştekiye karşı gerçekleştirdiği eyleminde TCK’nun 43. maddesinin uygulanmasında hukuken geçerli bir şikayet hakkı bulunmayan … firmasının da zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında esas alınması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 07/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.