Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/28704 E. 2021/18941 K. 29.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28704
KARAR NO : 2021/18941
KARAR TARİHİ : 29.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 556 sayılı KHK’ya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.02.2014 tarihli, 2013/13-274 Esas-2014/78 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ”CMUK’nun 225. maddesi uyarınca Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Belirtilen kanunun 170. maddesinin 4. fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir.
CMK’nun 225. maddesi uyarınca da; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir”. Bu düzenleme gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31/03/2013 tarihli iddianamede, sanığın ait şirketin alt bayiindeki tabelalarda katılan şirket adına tescilli markanın taklit edilerek kullanıldığı iddiası ile dava açıldığı halde sanık hakkında … alan adlı internet sitesi ve bu site içerisinde PTT OFİS ibarelerinin kullanımı eylemi ile ilgili olarak hüküm verilmesi suretiyle CMK’nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
1- UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında; … Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi’nin 11.06.2015 tarih ve 2015/56 (E) ve 2015/166 (K) sayılı kararı ile verilip Yargıtay (Kapatılan) … Ceza Dairesinin 2019/764 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen dava dosyasının tespit edilmesi karşısında;
Yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak, sanık hakkında aynı suçtan açılmış başkaca ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı ve suç tarihleri tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle sanığa ait kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek aslı ya da ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1. maddesinde düzenlenen ve sanığın eylemine uyan suçun, CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaştırma prosedürünün uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kendisini vekil ile temsil ettiren marka hakkı sahibi katılan şirket lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre maktu vekalet ücreti tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Marka hakkı sahibi firmanın yönetim kurulu başkanın davaya katılmasına karar verilerek, gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.