Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/3280 E. 2023/574 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3280
KARAR NO : 2023/574
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,

Tebliğnamede sanığın da temyiz isteminin bulunduğu belirtilmiş ise de; sanığın 04.05.2015 tarihli dilekçesinde, hakkında verilen erteli hapis cezasının onanmasını istediği cihetle, sanığın hükme yönelik temyiz iradesinin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Başkale (1). Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2015 tarihli 2013/95 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (kaçakçılık) suçundan 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun(5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 10 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının ertelenmesine, eşya müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Nakil aracının müsaderesi konusunda gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğuna ilişkindir.

B. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri
Nakil aracının müsaderesi konusunda gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğuna, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine, sanık hakkında verilen cezanın alt sınırdan belirlenerek, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlilerince 27.02.2013 günü saat 21.30 sıralarında Başkale ilçesinde yapılan yol kontrolü sırasında, sanığın sevk ve idaresindeki adına kayıtlı … plaka sayılı aracın kontrol noktasında durmayarak kaçtığı, bir süre yapılan takip sonrası uyarı ve ikaz işaretleri ile durdurulduğu, sanığın görevlilere şifahen araçta kaçak cep telefonu bulunduğunu söylediği, bunun üzerine Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile araçta yapılan aramada; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının (BTK) cevabi yazısına göre tamamı kayıt dışı olan 100 adet kaçak cep telefonu, 19 adet hafıza kartı, 38 adet şarj aleti, 34 adet USB şarj aleti, 34 adet kulaklık, 40 adet batarya ve 17 adet cep telefonu kapağı ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır

3. BTK cevabi yazısı dosya arasında bulunmaktadır

4. Sanığın üzerine atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir

5. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır

IV. GEREKÇE
Tebliğnamede sanığın da temyiz isteminin bulunduğu belirtilmiş ise de; sanığın 04.05.2015 tarihli dilekçesinde, hakkında verilen erteli hapis cezasının onanmasını istediği cihetle, sanığın hükme yönelik temyiz iradesinin bulunmadığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan … İdaresi

vekilinin temyizlerine göre inceleme yapılmıştır.

1. Mahkemece ”sanığın geçmişteki, hali ve yargılama süresince gösterdiği pişmanlık nedeni ile” sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verilmiş olup, sanığın aşamalarda ikrara yönelik savunmalarda bulunması, adli sicil kaydının ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması nazara alınarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak temel hapis cezasının takdiren ve teşdiden 1 yıl hapis, adli para cezasının ise sanığın sosyal ve ekonomik durumuna göre 120 gün olarak belirlenmesine göre, sanığa alt sınırdan ceza verilerek eksik ceza tayininde bulunulduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde olmayıp hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan kontrolde sanığın karar tarihinde Hakkari Kapalı Cezaevinde başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılmakla; sanığın 30.12.2013 günü yakalandığı yer mahkemesinde savunması alınırken duruşmadan vareste tutulmak istediğine dair talebi olmadığı, mahkemece de bu yönden bir karar verilmediği halde son celseye çağrılmayarak 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

4. 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına yapılan ekleme uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

5. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun üst sınırının iki yılın altında olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesi, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas,

2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

6. Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak hak yoksunluğuna karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

7. Hüküm fıkrasında dava konusu nakil aracının iadesine karar verilmiş olmasına rağmen, gerekçe kısmında nakil aracının müsaderesine karar verildiği belirtilerek çelişkiye neden olunması ve araç ve eşyanın değeri itibariyle aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı anlaşılmış olup, suça konu eşyanın miktar ve hacim bakımından, taşındığı nakil aracının tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı tespit edilerek sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi yönünden bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Başkale (1). Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2015 tarihli 2013/95 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.