Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/8486 E. 2022/14554 K. 19.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8486
KARAR NO : 2022/14554
KARAR TARİHİ : 19.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM :Hükümlülük, erteleme, müsadere, tasfiye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2.maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
1) Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında hapis cezasında da TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
2)Sanık hakkında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 231/8. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenlemenin yürürlüğe
girme tarihinin 28/06/2014 olması, yargılama konusu suç tarihinin ise 27/12/2013 olması karşısında, suç tarihinden sonra meydana gelen bu değişikliğin sanık aleyhine uygulanamayacağı, yine sanığın sabıkasında gözüken karsılıksız çek keşide etmek suçunun ise, 20/12/2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile yürürlükten kaldırılarak suç olmaktan çıkarıldığı, dolayısıyla CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın alınan savunmasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği, dosya arasında kamu zararını belirtir bir belge ya da KEMT varakasının bulunmaması karşısında zarardan haberdar edilmediği anlaşılmakla, sanığa dava konusu eşyanın Gümrük İdaresince hesaplanacak “Eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve makul süre verilmek suretiyle ödeme için imkan tanınması ile sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanun’unun 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken “daha önce CMK’nun 231. maddesinden faydalandığı” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Suçta kullanılan 33 LS 627 plakalı nakil aracının sanık tarafından suç tarihinden önce aracın kayden maliki olan …’dan haricen satın alındığının anlaşılması karşısında; dosya arasına KEMT varakası getirtilip nakil aracının değeri de tespit edildikten sonra nakil aracının müsadere edilmesinin hakkaniyete aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile “aracın resmi kayıtlarda malen sorumlu 3. kişiye ait olması, müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağı” biçimindeki gerekçe ile nakil aracının iadesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 19/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.