YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9329
KARAR NO : 2021/15186
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM :15/01/2015 tarihli karar ile sanık hakkında hükümlülük, müsadere; 30/06/2015 tarihli ek karar ile sanık hakkında Temyiz talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yokluğunda verilen mahkumiyet kararını temyiz etmeyen sanık …’na gıyabi kararın doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi yerine, aynı zamanda mahkemeye bildirdiği en son adresin savunmasında bildirdiği adres kayıt sisteminde kayıtlı adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ yapılması usulsüz olduğundan, sanığın ve müdafiinin temyiz istemi yasal süresinde kabul edilerek temyiz isteminin reddine ilişkin 30.06.2015 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek hükmün esasına yönelik yapılan incelemede;
1-Suça konu olay tek olmasına rağmen dosya içinde yer alan 09.01.2014 tarihli ve 01.02.2014 tarihli tutanaklarda dosyaya konu olayda yakalamanın farklı şekillerde anlatıldığı, buna ilişkin olarak her iki tutanağın tanıklarının yargılama aşamasında dinlendiği anlaşılmışsa da mahkeme tarafından hükme esas alınan tutanağın hangi tutanak olduğunun açıkça belirtilmemesi,
2-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.