Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11689 E. 2023/6252 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11689
KARAR NO : 2023/6252
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/445 E., 2021/950 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık …’un 10.09.2013 tarihli eylemi yönünden, Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2013 tarihli ve 2013/758 Esas, 2013/753 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2013/728 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

2. Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2014 tarihli ve 2013/728 Esas, 2014/27 Karar sayılı kararı ile;
-Sanık … hakkında, 10.09.2013 ve 20.09.2013 tarihli eylemleri yönünden, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca iki kez 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

-Sanık … hakkında ise 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve birleşen ve asıl dava konusu kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.

3. Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2019/25258 Esas, 2020/5767 Karar sayılı kararı ile Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2014 tarihli ve 2013/728 Esas, 2014/27 Karar sayılı kararı sanıklar ve katılan Gümrük İdaresi vekili temyizleri üzerine, 5607 sayılı Kanun’da, 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmuştur.

4. Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2020/445 Esas, 2021/950 Karar sayılı kararı ile;
-Sanık … hakkında, 10.09.2013 ve 20.09.2013 tarihli eylemeleri yönünden, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi dördüncü gereği neticeten 1 yıl 15 gün hapis cezası ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

-Sanık … hakkında ise 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi, neticeten 1 … hapis cezası ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmama gerekçelerinin gösterilmediğine, sanığın suç kastının olmadığına, hukuka uygun arama kararının bulunmadığına, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebepler ile hükmün bozulmasına ilişkindir.

2. Sanık … temyiz isteği, sanığın suç kastının olmadığına, suça konu sigaraların bulunduğu poşette kaçak sigara olmadığına, hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebepler ile hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.10.09.2013 tarihli olayda; ihbar üzerine, suç tarihinde saat 14.10 sıralarında Cengiz Topel caddesi üzerinde bulunan garaj girişinde, sanığın başında bulunduğu seyyar cep telefonu tezgahında dışarıdan görülür vaziyette bandrolsüz kaçak sigaraların görülmesi üzerine yapılan tespitte tezgah üzerinde toplam 540 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.29.09.2013 tarihli olayda; suç tarihinde saat 12.15 sıralarında kolluk görevlilerinin devriye görevi sırasında, sanık …’un tezgahında ve tezgaha yakın yerde diğer sanık …’un elindeki siyah poşette toplam 351 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

3.Sanık … savunmalarında, 10.09.2013 tarihli eyleme ilişkin atılı suçlamayı kabul etmediğini, 29.09.2013 tarihli eyleme ilişkin olarak atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

4.Sanık … savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

5.Dosyada mevcut eylemler yönüyle zincirleme suç hükümleri uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; sanık …’a ilişkin daha önce 21.04.2022 tarihinde Dairemizin 2021/27909 Esas-2022/8211 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen derdest Menemen 1. Asiye Ceza Mahkemesi’nin 2022/453 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 02.08.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 12.09.2013 olduğu, incelenmekte olan 10.09.2013 tarihli eylem yönüyle iddianame düzenleme tarihinin 13.11.2013 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi veya sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekeceği, 12.09.2013 tarihli iddianamenin incelenmekte olan 29.09.2013 tarihli eylem yönüyle hukukî kesinti oluşturduğundan zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.

6.Sanıklara bozma sonrası 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratının usulüne uygun olarak yapıldığı, sanıkların ödeme yapmadığı anlaşılmıştır.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmi ikinci fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın daha lehine hüküm tesis edildiği ve netice olarak sonuç cezayı da değiştirmeyeceği anlaşılmakla, ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2020/445 Esas, 2021/950 Karar sayılı kararı; olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden,
1. Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2020/445 Esas, 2021/950 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak,

2. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Detayları Olay ve Olgular başlığının 5 numaralı bendinde açıklandığı üzere sanığın 02.08.2013 ve 10.09.2013 tarihli eylemleri yönüyle, suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve 12.09.2013 tarihli iddianamenin hukuki kesintiyi oluşturduğunun anlaşılması karşısında, 29.09.2013 tarihli eylemin zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği ve müstakil suç oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz görülmüştür.

4.Sanık …’un 10.09.2013 tarihli kaçakçılık eyleminde müsaderesi talep edilen 540 paket kaçak sigara hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2020/445 Esas, 2021/950 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2020/445 Esas, 2021/950 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Temyiz edenin sıfatına göre 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.06.2023 tarihinde karar verildi.