YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12197
KARAR NO : 2023/5679
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/185 D.İş
KABAHAT : 2918 sayılı Kanun’a muhalefet
Kabahatli hakkında, 2918 sayılı Kanun’a muhalefet kabahatinden, aynı Kanun’un 48 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 3.836,00 TL idari para cezası ve … belgesinin 2 yıl süreyle geçici olarak geri alınması yaptırımlarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 11.01.2022 tarihli 2021/5678 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.01.2022 tarihli ve 2022/185 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.09.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB – 2022/123339 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2022 tarihli ve KYB – 2022/123339 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 23/06/2021 tarihli ve 2021/7500 esas, 2021/7148 karar sayılı ilamında, ” 2918 sayılı Kanun’a göre sürücünün alkol miktarının ölçülme
yönteminin yalnızca teknik cihaz olmadığı, bu hususun istisnalarının aynı kanunun 48/3. maddesinde açıklandığı üzere kan tahlili ile de ortaya konabileceği, dosya içeriğine göre kronik rahatsızlığı olan kabahatli gibi kişilerin kendilerini korumak adına bu tür alternatif yollara başvurma isteğinin alkolmetreyi üflemekten imtina etme kastı olarak yorumlanamayacağı, nitekim kendisinin yaklaşık 1 saat sonra hastaneden kan tahlili aldığı ve kanında alkol tespit edilemediği, yerleşik Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulü karşısında kabahatlinin başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, kanun yararına bozma talebinin kabulüyle, Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/11/2020 tarihli ve 2020/7047 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA,” şeklinde belirtildiği üzere,
Somut olayda, kabahatlinin 14/12/2021 tarih ve saat 00:01 sıralarında kolluk birimlerince durdurularak alkolmetre ile alkol ölçümü yapılmak istendiği, kabahatlinin alkol ölçümü yapılmasını istememesi üzerine hakkında 3.836,00 Türk lirası idari para cezası uygulanarak … belgesinin ise 2 yıl süreyle geri alınmasını takiben, kabahatlinin Özel Uncalı Meydan Hastanesinden aynı gün saat 01:47’de kan tahlili verdiği ve kanında alkol (etonol) miktarının 0,01 olarak tespit edildiği, covid tedbirleri kapsamında somut olayda olduğu gibi şahısların bu tür hassasiyetler gösterebileceği, mezkur hastalığın solunum yolu ile bulaştığı göz önüne alındığında ağza temas ederek nefes üflemek suretiyle alkol miktarı ölçme şeklinde çalışan teknik cihazın üflenmesinden imtina edilmesinin kabul edilebilir olduğu, 2918 sayılı Kanun’a göre sürücünün alkol miktarının ölçülme yönteminin yalnızca teknik cihaz olmadığı, bu hususun istisnalarının aynı kanunun 48/3. maddesinde açıklandığı üzere kan tahlili ile de ortaya konabileceği, dosya içeriğine göre kabahatli gibi kişilerin kendilerini korumak adına bu tür alternatif yollara başvurma isteğinin alkolmetreyi üflemekten imtina etme kastı olarak yorumlanamayacağı, nitekim kabahatlinin hakkında düzenlenen tutanaklardan kısa süre sonra hastanede kan tahlili yaptırdığı ve kanındaki alkol oranının 0,01 olarak tespit edilmesi karşısında, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
2918 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, kolluk görevlileri tarafından kandaki alkol oranını tespiti için teknik cihazların kullanılmasının reddedilmesiyle kabahatin oluşacağı, dosyada mevcut kamera görüntülerine göre aynı araçta üç kişi seyahat eden kabahatli tarafından sunulan gerekçelerin ise haklı mazeret olarak kabulüne olanak bulunmadığı anlaşılmakla kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.