YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1257
KARAR NO : 2023/6646
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/78 E., 2015/275 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Düşme, eşya ve nakil araçlarının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet kararının Dairemizde incelenerek bozulmasına karar verilmesinden sonra, Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/78 Esas, 2015/275 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın ve
nakil aracı atların müsaderesine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
1.Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eyleminin, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem 21.06.2009 tarihli mahkûmiyet kararıdır. Bu tarihten itibaren 10 yıllık asli zamanaşımı süresinin hüküm tarihi olan 11.06.2015 tarihinde tamamlanmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken suça sürüklenen çocuk hakkında yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Zamanaşımını kesen son işlem olan 21.06.2009 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren 10 yıllık asli zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/78 Esas, 2015/275 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracı atların sahibine iadesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.