Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14674 E. 2023/136 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14674
KARAR NO : 2023/136
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, eşyanın müsaderesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Dava konusu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değeri suç tarihinde pek hafif olduğu halde hafif olduğunun kabulü ile sanık hakkında üçte birine kadar indirim yapılması yerine yarı oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-7242 Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinde “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesi karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, sanığa eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapıldıktan sonra, 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesi gereği indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 18.04.2013 ve 31.08.2013, iddianame düzenleme tarihlerinin ise sırasıyla 28.03.2014 ve 03.06.2014 olduğu,
Sanığa ilişkin Dairemizin 2019/7972 Esas sırasına kayıtlı iken 27.12.2022 günü incelenerek bozulmasına karar verilen Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/989 Esas 2015/592 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 22.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin 13.10.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(K.K.D)

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlarla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18.-son maddesi yollamasıyla 3/5, 3/10. maddeleri uyarınca uygulama yapıldıktan sonra sırasıyla 5607 sayılı Kanunun 3/22-son cümlesi, TCK’nun 43/1. ve 62/1. maddesi uygulanarak cezanın belirlenmesi suretiyle hüküm kurulmasının isabetli olup olmadığına ilişkindir. Şöyle ki;
28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinin 22. fıkrası, “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Bilahare,15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesiyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen,“Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir” şeklindeki  düzenleme ile eşyanın değerinin hafif veya pek hafif olması halinde cezada indirim imkanı getirilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Cezanın belirlenmesi” kenar başlıklı 61. maddesinin 4. ve 5. fıkraları ise;
“…(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir…”şeklinde düzenlenmiştir.

Daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerin yanında suçun konusu bazen daha az cezayı gerektiren nitelikli halleri oluşturabilir. Daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerde yine aynı şekilde suçun temel şekli gerçekleştirilmekte ancak suça eklenen bazı unsurlarla failin daha az cezalandırılması amaçlanmaktadır. Burada suçun temel şekli ile daha az cezayı gerektiren şekli arasında nitelik olarak herhangi bir farklılık bulunmamakta yalnızca nicelik farkı bulunmakta yani eylemin haksızlık içeriği azalmaktadır. (İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 15. Baskı, 2019, s. 228vd) Hırsızlık, yağma ve zimmet suçlarında suçun konusunun değerinin az olması hali daha az cezayı gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. (M. Emin Artuk/… Gökcen/M. Emin Alşahin/Kerim Çakır, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 2020, s.382, M. Koca/İ. Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2017, s.567-569 ve 896) Nitekim, Yargıtay 5.ve 6. Ceza Dairelerinin uygulamaları da benzer yöndedir.
Buna göre; belirlenen temel ceza üzerinden suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli halleri uyarınca artırım veya indirim yapılacak, daha sonra belirlenen ceza üzerinden anılan maddenin 5.fıkrası uyarınca sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesinin 4. ve 5. fıkra hükümleri gözetildiğinde, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/22. maddesinin TCK’nun 43/1. maddesinden önce uygulanması gerekirken sonra uygulanması yasaya uygun bulunmadığından Dairemiz Bozma ilamının (3) nolu bozma sebebine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 10.01.2023