YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14717
KARAR NO : 2023/3702
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/875 E., 2020/1056 K..
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılık Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2014/228 Esas, 2014/682 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
2.Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2014/228 Esas, 2014/682 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2019/17081 Esas, 2020/13318 Karar sayılı kararı ile; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler uyarınca sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi için yasa bozması yapılmıştır.
3.Bozma üzerine Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/875 Esas, 2020/1056 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2022 tarihli ve 2021/143240 sayılı “Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda usulüne uygun ihtarda bulunulmadığından, kovuşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık için ödeyeceği bedelin ve cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmesine karşın, bozma kararından sonra sanığın 15.12.2020 tarihli savunmasında belirtilen şekilde ihtar yapılmadan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi” gerekçesiyle hükmün bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sigaraların kaçakçılık kapsamına girmediğine, beraat etmesi gerektiğine, tarafına verilen para cezasını ödeme gücünün olmadığına, kararın usul ve Kanun’a aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.16.04.2014 tarihinde Alo 155 polis imdat hattına sanığın sigara kaçakçılığı yaptığı ihbarı yapılması üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2014 tarihli arama kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada, 1800 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın bozma öncesi alınan savunmasında, suçlamayı kabul etmediği; bozma sonrası alınan savunmasında da önceki savunmalarını tekrar ettiğini, bozma ilamına karşı bir diyeceği olmadığını, kendisine bildirilen kamu zararını ve gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme gücünün olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. … varakasında suça konu eşyaların CIF değerinin 18.000 TL, vergiler toplamının 97.885,44 TL, gümrüklenmiş değerin ise
115.885,44 TL olarak belirtildiği görülmüştür.
4.Gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2014 tarihli arama kararı dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Bozma sonrası huzurda ifadesi tespit edilen sanığa, 5607 sayılı Kanun’un 7242 sayılı Kanun ile değişik 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri olan 115.885,44 TL’nin iki katı olan 231.770,88 TL’yi ödemesi halinde cezasında indirim yapılacağı hatırlatılarak etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyip istemediğinin sorulduğu, sanığın da ifadesinde maddi durumu bulunmadığı için kendisine bildirilen meblağı ödeyemeyeceğini, ayrıca bilirkişi raporu ile tespit edilen değerler üzerinden yeniden gümrüklenmiş değer belirlense dahi bu meblağları ödeyecek gücü bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini beyan ettiği, bu itibarla sanığa yapılan ihtaratın usulüne uygun olduğu ve yanıltma söz konusu olmadığı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1.”Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, alınan ihbar üzerine suç tarihinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen arama kararı gereği, sanığın ikametinde yapılan aramada ticari miktar ve mahiyette kaçak sigara ele geçirilmesi karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yerel Mahkeme bozmaya uyup uymama konusunda bir karar vermeden eylemli uyma biçiminde işlemler yaparak yargılamaya devam etmesi nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4.Sanık hakkında kurulan hükümde; bozma öncesi hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-4) numaralı bentte açıklanan nedenle Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/875 Esas, 2020/1056 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının
yargılama giderlerine ilişkin kısmın çıkartılarak yerine gelmek üzere “Yargılama gideri olarak bozma ilamı öncesi yapılan 18,00 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle … Hazinesi üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.