Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16557 E. 2023/9113 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16557
KARAR NO : 2023/9113
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/478 E., 2019/131 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 27.07.2011 tarihli ve 2011/346 Esas, 2011/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis
cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 27.07.2011 tarihli ve 2011/346 Esas, 2011/242 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 12.02.2013 tarihli ve 2013/430 Esas, 2013/421 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, Mahkemesince yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 31.07.2013 tarihli ve 2013/778 Esas, 2013/397 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 24.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24.03.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 28.02.2017 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinin Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2017/156 Esas, 2017/252 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/478 Esas, 2019/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 31.07.2013 tarihli ve 2013/778 Esas, 2013/397 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yapılan incelemede; sanığın, Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, 01.10.2010 tarihinde 4 günü yol süresi olmak üzere toplam 19 gün izne gönderildiği, 06.10.2010 tarihinde Van’daki Kabul ve Toplanma Merkezi Komutanlığından ayrıldığı, buna göre 25.10.2010 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, geçerli bir özrü olmaksızın izin süresini geçirdiği, 22.11.2010 tarihinde Gaziantep’te kolluk güçlerine kendiliğinden teslim olduğu, maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık savunmalarında özetle; ailevi sorunları olduğu için izin tecavüzünde bulunduğunu, abisinin iş yerinde polisleri arayarak teslim olduğunu, hükmün açıklanması için gönderilen ihbar yazısına bir diyeceğinin olmadığını ve beraatini talep ettiğini beyan etmiştir.

3.Er izin belgesi, sevk belgesi, vaka kanaat raporu, sanığın kendiliğinden teslim olduğuna dair tutanak ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

4.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2017/156 Esas, 2017/252 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.

5.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; Kıt’asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyen askeri şahısların aynı Kanun’un birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde bir yıldan üç yıla kadar hapsolunacağının hüküm altına alınmıştır.

2.1632 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.

3.Sanığın ailevi sorunları dolayısıyla izin tecavüzünde bulunduğu şeklinde mazeret olak ileri sürdüğü hususların, askerlik hizmetine … tutulabilir nitelikte olmadığı göz önüne alındığında; Mahkemece tüm unsurları ile oluşan atılı suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 25.10.2010-22.11.2010 yerine 25.10.2010 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

6.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu hükümlerinin sanık hakkında uygulanması gerekirken yasal engel nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünün (6) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/478 Esas, 2019/131 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün dördüncü bendindeki “sanığın kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle hükmolunan hapis cezasının miktarı nazara alındığında yasal engel nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” ifadesinin çıkarılarak yerine “hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un hak yoksunluklarına ilişkin 53 üncü maddesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.