Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/18080 E. 2023/10131 K. 22.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/18080
KARAR NO : 2023/10131
KARAR TARİHİ : 22.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/532 E., 2021/629 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Vefat nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi, nakilaracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) “Sanığın veya hükümlünün ölümü” kenar başlıklı 64 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir…” şeklindeki düzenleme karşısında hükümden önce 26.06.2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılan sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ”Bu Kanunda tanımlanan suçlarla ilgili olarak 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümleri uygulanır” ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki ”Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında dosya kapsamına göre kaçak olduğu anlaşılan dava konusu akaryakıtın müsaderesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ”Etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi, sadece suç konusu eşya ile ilgili olarak müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.” şeklindeki düzenlemeye yer verildiği, buna göre etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi halinde, bizatihi kaçak olmayan nakil aracının müsaderesine olanak verecek bir yasal düzenlemenin bulunmadığı cihetle dava konusu nakil aracının iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Düşme kararı verilmesi halinde yargılama giderlerinin sanığa yükletilebileceğine ilişkin olarak Kanun koyucu tarafından bir düzenleme getirilmemiş olması karşısında, hükümde Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli, 2020/532 Esas, 2021/629 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.