Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/7263 E. 2023/6799 K. 11.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7263
KARAR NO : 2023/6799
KARAR TARİHİ : 11.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/4116 E., 2022/811 K.
SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet, Resmi
Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak, zamanaşımından düşme
kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan
reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize haklarının bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2010/140 Esas, 2021/33 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında ölüm nedeni düşme, sanıklar …, …, … ve … hakkında kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271

sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, sanıklar … ve … hakkında kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

2. Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili, sanık … ve sanık … müdafii tarafından istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 25.02.2022 tarihli ve 2021/4116 Esas, 2022/811 Karar sayılı kararı ile

a) Sanık … hakkında kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen düşme kararına yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine,

b) Sanıklar …, … hakkında verilen kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık … ve sanık … müdafi tarafından, sanıklar …, …, …, … hakkında verilen beraat kararına yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları üzerine sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine şeklinde hükümlerin düzeltilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanıklar …, …, …, …, … ve sanık … hakkında istinaf başvurusunun reddine ilişkin hükmün usul ve Kanun’a aykırı olması nedeni ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Halkalı Gümrük Müdürlüğünde, ölüm nedeni ile düşme kararı verilen sanık …’nin yetkilisi olduğu … Dış Ticaret A.Ş isimli firma adına işlem gören 22.10.2009/EX442690 tarih ve sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın Hırvatistan ülkesine sevk edildiği ve o yer gümrük idaresince tır ve dorsede yapılan aramada, eşyanın sevk edilenden farklı olarak parfüm cinsi eşya olduğu tespit edilmiş, söz konusu ihracat beyannamesine göre ;
a) Gümrük müşaviri sanık …’in söz konusu beyannamede isim ve imzasının bulunduğu, beyannamenin Halkalı Gümrük Müdürlüğünde takibin aynı firma çalışanı sanık …’ın yaptığı,

b) İmalatçı firma … Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited şirketi yetkilisinin sanık … olduğu, eşyanın nakliye işini yapan … Trans isimli firma yetkilisinin sanık …, eşyaları taşıyan tır ve dorsa şoförünün sanık … olduğu tespit edilerek sanıklar hakkında dava açılmıştır.

2. Dava konusu olan ihracat beyannamesinin incelenmesinden; Türkiye de mukim … Dış Ticaret Hizmetleri A.Ş tarafından, Fransa ülkesinde mukim … Sarl isimli firmaya 5500 adet tekstil ürünü eşya ihraç edildiğinin beyan edildiği ve dava konusu olan ihracat beyannamesi kapsamında, ihracatçı … Dış Ticaret Hizmetleri A.Ş adına 11.649,40 TL KDV iadesi yapıldığı anlaşılmıştır.

3.Halkalı Gümrük Müdürlüğünün 29.04.2010 tarihli yazısının incelenmesinden, beyannamenin 1000 rejim kodunda beyan edildiği ve sarı hat kriterlerine göre işlemlerinin tamamlandığı bilgisine yer verildiği görülmüştür.

4. Dosyada mevcut bilirkişi raporunda; ihraç edilen eşyanın tekstil cinsi eşya olarak beyan edilmesine rağmen, Hırvatistan Gümrük İdaresinde yapılan arama neticesinde 48.892 adet parfüm cinsi eşya olduğunun tespit edildiği, eşyanın sarı hat kriterlerine göre işleminin yapıldığı, düzenlenen beyannamenin gümrük müşavirine sunulan evrak ile uyumlu olduğu, eşyanın kontrolünü yapan gümrük memuru tarafından görüldüğüne dair bir tespit ya da iddia bulunmadığı, ihracatçı firmanın haklı olarak 11.649,40 TL KDV iadesinden faydalandığı tespit edildiği bildirilmiştir.

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Türkiye de mukim … Dış Ticaret Hizmetleri A.Ş tarafından, Fransa ülkesinde mukim … Sarl isimli firmaya 5500 adet tekstil ürünü 22.10.2009/EX442690 tarih ve sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın Hırvatistan ülkesine sevk edildiği ve o yer gümrük idaresince tır ve dorsede yapılan aramada, eşyanın sevk edilenden farklı olarak parfüm cinsi eşya olduğu tespit edilmiştir.

2. Sanıklar suçlamayı inkar etmiştir.

3. İmalatçı firma yetkilisi … ve Tır şoförü olan sanık …’ın, eylemlerine uyan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyetlerine, ihracat beyannamesinin 54 numaralı hanesinde isim ve imzası bulunan gümrük müşaviri sanık …’in, bu beyannamenin Halkalı Gümrük Müdürlüğünde takibini yapan firma çalışanı sanık …’ın, eşyanın nakliye işini yapan … Trans isimli firma yetkilisi sanık …’in ve imalatçı firmanın müdürü olan sanık …’nun, atılı suçlara iştirak ettiklerine dair dosyaya yansıyan somut delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmiştir.

B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında nitelikli hal şeklinde üç veya daha fazla kişi tarafından işlendiğinin kabulü mümkün olmadığından bu maddenin uygulanmaması yönünde mahkemenin kabulü ile; 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik ve 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrasında düzenlenen kaçakçılık suçları için kanunda öngörülen ceza miktarlarına göre sanıkların kaçakçılık suçu yönünden 5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli halin uygulanma koşullarının oluşmaması nazara alındığında, atılı suçların 5237 Sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımına tabi olduğu ve 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetildiğinde, suç tarihi olan 22.10.2009 tarihinden itibaren 25.02.2022 tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresi olan 12 yıl geçtiği anlaşıldığından istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde görülmüş, ancak bu hukuka aykırılık, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden; sanıklar hakkında verilen mahkumiyet ve beraat kararlarının kaldırıldığı ve sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği

anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanıklar …, …, …, …, …, … Hakkında Kaçakçılık Suçundan Verilen Düşme Kararları Yönünden
Sanıkların atılı eylemin 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu oluşturduğu , 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 22.10.2009 tarihinden itibaren hükümden önce gerçekleştiği gözetilerek … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunduğundan, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanıklar …, …, …, …, …, … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Düşme Kararları Yönünden
Sanık …’ın İmalatçı firma … Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited şirketi yetkilisi, sanık …’in eşyanın nakliye işini yapan … Trans isimli firma yetkilisi, …’ın eşyaları taşıyan tır ve dorsa şoförü, sanık …’in bahse konu beyannameyi düzenleyen gümrük müşaviri, …’ın beyannamenin Halkalı Gümrük Müdürlüğünde takibini yapan firma çalışanı olduğu,

Resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle gümrük müşaviri olan sanık açısından suç tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun geçici 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun … memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır” hükmü uyarınca eylemin 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, atılı suçun 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası anlamında kamu görevlisi tarafından işlenebilecek özgü suç olması karşısında, bu suça iştirak edenlerin ancak azmettiren ya da suça yardım eden sıfatı ile sorumlu olabilecekleri, bu nedenle sanıkların, gümrük müşaviri sanığı azmettirme suretiyle eylemlerine iştirakinden dolayı yapılan yargılama sebebiyle hüküm tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Sanıklar …, …, …, …, …, … Hakkında Kaçakçılık Suçundan Verilen Düşme Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2021/4116 Esas, 2022/811 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

2. Sanıklar …, …, …, …, …, … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Düşme Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanıklar hakkında … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2021/4116 Esas, 2022/811 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2023 tarihinde karar verildi.