Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/13015 E. 2023/10320 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13015
KARAR NO : 2023/10320
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/662 Değişik İş
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık …’nın aynı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6831 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 … hapis ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair KDZ Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2019/626 Esas, 2021/631 Karar sayılı kararının 31.05.2021 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleşmesi üzerine KDZ Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2019/626 Esas, 2021/631 Karar sayılı ek kararıyla hükümlü hakkında işgal ve faydalanma suçundan verilen 5 … hapis cezasının infazının durdurulmasına ve seri muhakeme usulünün değerlendirilmesine karar verildiği, ek karara itiraz üzerine KDZ Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli ve 2022/662 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın kesin olmak üzere reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.203 tarihli ve KYB-2023/55642 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55642 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 250/1. maddesinde, “Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),
2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170),
3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra),
4. Gürültüye neden olma (madde 183),
5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra),
6. Mühür bozma (madde 203),
7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206),
8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra),
9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268),
suçları.
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar.
c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç.
d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç.
e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç.” şeklindeki,
Geçici 5. maddesinde yer alan, “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeler ile;
02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında,
Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu’nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, kararın 25/11/2021 tarihinde verildiği ve 31/05/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi’nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlüktarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı
gözetildiğinde, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Sanık hakkında 15.10.2019 tarihli iddianame ile 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sanığın 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karara ilişkin sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli kararıyla sanığın eyleminin açma suçunu oluşturması nedeniyle 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu olmadığından eleştiri yapılarak esastan ret kararı verilmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suçun” seri muhakeme usulüne tabi olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
4.İnceleme konusu somut olayda; sanığın eylemine uyan 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun 5271 sayılı Kanun’un 250 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca seri muhakeme usulüne tabi olmadığının anlaşılması karşısında, açıklanan hukuka aykırılık yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.