YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14972
KARAR NO : 2023/10386
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/589 E.,2021/115 K.
SUÇ : 1072 sayılı Kanun’a muhalefet
Sanığın, 1072 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, netice 10 … hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB – 2023/61911 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2023 tarihli ve KYB – 2023/61911 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 228/1. maddesi uyarınca kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçunun yanı sıra 1072 sayılı Kanun’un 2/1. maddesi uyarınca da mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de, Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 04/12/2018 tarihli ve 2018/2784 esas, 2018/12782 karar sayılı ilâmında açıklandığı üzere; sanığın 1072 sayılı Kanun’un 2/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilebilmesi için tombala makinesinin maliki, zilyedi ya da
işleteni olması gerektiği, dosya kapsamına göre, kumar makinesinin işleten kişinin sanık olduğuna dair somut bir delilin mevcut olmadığı gibi buna ilişkin mahkeme gerekçesinde de bu yönde bir kabule yer verilmediği nazara alındığında, sanığın suç eşyalarının bulunduğu iş yerinde bulunuş amacı ve faaliyetlerinin sadece kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçuna ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, ayrıca 1072 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de, 1072 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan hüküm kurulurken, sanığın anılan Kanun’un 2/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, 1/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Dosyanın tetkikinde;
sanığın kollukta alınan beyanı sırasında bildirdiği adres “Yüksekalan Mah. … Cad. 14/8 …/Antalya” şeklinde olmasına rağmen, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede sanığın adresinin “Yüksekalan Mah. … Cad. İdeal Apt. No: 14/8 …/Diyarbakır” olarak gösterildiği anlaşılmakla,
Sanığın yokluğunda verilen Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının “Yüksekalan Mah. … Cad. İdeal Apt. No: 14/8 …/Diyarbakır” adresine tebliğe çıkartılması ve bila tebliğ iade edilmesi üzerine “Yüksekalan Mah. … Cad. 14/8 …/Antalya” adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliği usulsüz olup, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği belirlenmiş, bu hususta da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.