YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1523
KARAR NO : 2023/6078
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/644 E., 2022/945 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Zamanaşımından düşme, beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmı ret, kısmi bozma
A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden;
Sanığın eylemlerinin suç tarihleri ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de … olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B.Katılan … Vekilinin Ve Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı
Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
1.Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2013 tarihli ve 2013/11 Esas, 2013/617 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 61 inci maddesinin sekizinci fıkrası, 53 üncü maddesi, aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 3 yıl hapis ve 500 gün karşılığı 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve katılan lehine dilekçe yazım ücreti verilmesine karar verilmiştir.
2.Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2013 tarihli ve 2013/11 Esas, 2013/617 Karar sayılı kararının sanık … katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve 2015/3318 Esas, 2019/30505 Karar sayılı ilâmıyla; ” İncelemeye konu Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/11 Esas, 2013/617 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 10.12.2012 ve iddianame düzenleme tarihinin 28.12.2012 olduğu, 2016/15387 Esas ile Dairemizde bulunan sanığa ait Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/978 Esas, 2014/575 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 05.12.2012 ve iddianame düzenleme tarihinin 13.12.2012 olduğu anlaşılmakla;
Sanığın anılan dosyadaki eylemi ile temyiz incelemesine konu dava dosyasındaki eyleminin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591, Esas 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği şekilde, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özelliklerin birlikte değerlendirilmesiyle sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2012/978 Esas, 2014/575 Karar sayılı Kararı ile sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin sekizinci fıkrası, 53 üncü maddesi, aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 3 yıl hapis ve 350 gün karşılığı 7.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine, Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine ve TAPDK lehine dilekçe yazım ücreti verilmesine karar verilmiştir.
4.Anılan kararın sanık … müdafii, sanıklar …, … ve katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli ve 2016/15387 Esas, 2020/9680 Karar sayılı ilâmıyla; I) Sanık …’ın temyiz
istemine yönelik olarak yapılan incelemede;
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi delaletiyle anılan yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. ile 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.12.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.12.2012 olduğu,
Daha önce incelenerek Bozma ile sonuçlanan Dairemizin 2015/3318 Esas ve 2019/30505 Karar numarasında kayıtlı Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/11 Esas, 2013/617 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 10.12.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.12.2012 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak anılan dosyanın incelenip gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesinin gerekmesi,
2.5237 sayılı TCK’nun 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı ceza tayini gerekirken dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde alt sınırdan ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
3.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
5.Kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,…
II) Sanık … müdafii ve sanık … ile katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin sanık … hakkındaki temyiz istemlerine yönelik olarak yapılan incelemede;
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; UPS kargo yolu ile gönderilen, göndericisi … , alıcısı … olarak gözüken ve barkotta …’e ait işyeri adresi yazılı bulunan kargo gönderisine ilişkin olarak teslimat günü, kargo adresinin başka bir adresle ve alıcısının … olarak değiştirilmesi, söz konusu kargonun sanık … tarafından teslim alındıktan sonra yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda; Söz konusu gönderinin çuvallardan oluştuğu ve dışarıdan bakıldığında sigara kartonlarının fark edildiği, toplam 168 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanıklar … ve …’ın aşamalarda değişmeyen savunmalarında ele geçirilen sigaralarla alakalarının olmadığını beyan etmeleri ve kargoyu teslim almamaları karşısında, dosya kapsamında sadece sanıkların
kargo barkodunun alıcı kısmında isimlerinin yazmaları dışında savunmalarının aksine ele geçen sigaraları ticari amaçla aldıklarına ilişkin cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi….” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2019/467 Esas, 2021/620 Karar sayılı kararı ile dosyanın Mahkemenin 2020/644 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
6.Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2020/644 Esas, 2022/945 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan dava açılmış ise de sanıkların atılı suçu işlediğine dair yeteri ve her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, sanık … kendisini vekille temsil ettirdiğinden lehine vekalet ücreti verilmesine,
Sanık … hakkında birleşen 2019/467 Esas, 2021/620 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu sanık hakkında zamanaşımını kesen son işlemin mahkumiyet tarihi olan 18.09.2013 tarihi dikkate alınarak sanığın üzerine atılı suç yönünden zamanaşımı dolduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, sanığın 05.12.2012 tarihli eylemi yönünden, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla, 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, aynı maddenin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 10 … hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanıklar … ve … hakkında beraat kararı verilmesi, sanık …’ın birleşen dosyasında zamanaşımından düşme kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, kurumları lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Katılan … vekilinin temyiz isteği, sanık …’ın birleşen dosyasında zamanaşımından düşme kararı ve sanıklar … ve … hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, kurumları lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında erteleme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III.OLAYLAR VE OLGULAR
1.Olay tutanakları ve dosya kapsamına göre sanık … hakkında kargo yoluyla yüklü miktarda kaçak sigara geleceği ihbarına istinaden; 05.12.2012 günü saat 14.00 sıralarında UPS kargo şirketine ait
aracın … mahallesi … sokak No.7/B sayılı yer önüne iki adet büyük çuval indirdiğinin görülmesi üzerine çuvalların başında olan … çuvallarda kaçak sigara olduğunu beyan etmiş ve yapılan sayımda 168 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. 10.12.2012 günü saat 10.00 sıralarında, UPS kargoya ait kargo aracının iki çuval kargoyu …’a teslim edip ayrılmasından sonra çuvallarda yapılan aramada tekstil malzemelerine sarılı vaziyette 1653 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmişttir.
2…. aşamalarda seyyar olarak semt pazarlarında zeytin sattığını, sigaraları …’ın kargonun kendisine gelmesini isteği için kabul ettiğini, …’ı tanımadığını, yine tekstil malzemeleri içerisinde ele geçirilen sigaraların dosyanın temyiz dışı sanığı …’a ait olduğunu beyan etmiştir.
3.Sanıklar … ve … aşamalarda sigaralar ile bir ilgilerinin bulunmadığını beyan etmişlerdir.
4.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmamıştır.
IV.GEREKÇE
A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden;
Sanığın eylemlerinin suç tarihleri ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de … olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanıklar … Ve … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; UPS kargo yolu ile gönderilen, göndericisi … alıcısı … olarak gözüken ve barkotta …’a ait işyeri adresi yazılı bulunan kargo gönderisine ilişkin olarak teslimat günü, kargo adresinin başka bir adresle ve alıcısının … olarak değiştirilmesi, söz konusu kargonun sanık … tarafından teslim alındıktan sonra yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda; söz konusu gönderinin çuvallardan oluştuğu ve dışarıdan bakıldığında sigara kartonlarının fark edildiği, toplam 168 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanıklar … ve …’ın aşamalarda değişmeyen savunmalarında ele geçirilen sigaralarla alakalarının olmadığını beyan etmeleri ve kargoyu teslim almamaları karşısında, dosya kapsamında sadece sanıkların kargo barkodunun alıcı kısmında isimlerinin yazmaları dışında savunmalarının aksine ele geçen sigaraları ticari amaçla aldıklarına ilişkin cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C.Sanık … Hakkında Kurulan Zamanaşımından Düşme Ve Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
1.Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden, Tebliğnamede 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası bakımından sanığa ek savunma hakkı tanınmaması sebebiyle kararın bozulması talep edilmiş ise de, 26.11.2020 tarihli celsede Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli ve 2016/15387 Esas, 2020/9680 karar sayılı ilamın sanığın yüzüne karşı okunduğu, ayrıca sanık müdafiinin hazır olduğu 21.12.2021 tarihli celsede iddia makamının mütaalasında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasından cezalandırılma talebi bulunduğu cihetle, Mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup, bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2.Sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrası ve 43 üncü maddeleri kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturduğu değerlendirilerek birleştirilmesine karar verilen dosyalar yönünden 25.09.2014 tarihinde verilen mahkumiyet hükmü ile zamanaşımı süresi kesildiğinden, zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken zamanaşımından düşme kararı verilmesi,
3.7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmalık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
4.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan … lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar … Ve … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2020/644 Esas, 2022/945 Karar sayılı kararında … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanık … Hakkında Kurulan Zamanaşımından Düşme Ve Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2020/644 Esas, 2022/945 Karar sayılı kararına yönelik katılan … vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.