YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2368
KARAR NO : 2023/6138
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/923 E., 2022/392 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2014 tarihli ve 2013/738 Esas, 2014/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası (adlî para cezası yönünden teşdiden), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kaçak konusu malların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2019/5230 Esas, 2020/10923 Karar sayılı ilâmıyla; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler uyarınca sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi için yasa bozması yapılmıştır.
3. Bozma üzerine temyize konu edilen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2020/923 Esas, 2022/392 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası (adlî para cezası yönünden teşdiden), 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 … 15 gün hapis ve 375 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan cezadan Mahkemenin 2013/729 Esas, 2015/611 Karar sayılı ilâmı ile verilen 1 yıl 8 … hapis ve 50 gün adlî para cezasının mahsup edilerek 1 yıl 5 … 15 gün hapis ve 325 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, kaçak konusu malların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; maddi durumu kötü olduğu için bu suçu işlemek zorunda kaldığına, diğer suç işleyenlere göre çok fazla ceza verildiğine ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, mahkemeden alınan adlî arama kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada toplam 6260 paket bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında, suça konu sigaraları evde satmak için bulundurduğunu, pişman olduğunu beyan ettiği, bozma sonrası alınan ifadesinde de bozma ilamına bir diyeceği olmadığını belirttiği saptanmıştır.
3. Kaçak eşyaya mahsus tespit (…) varakası dava dosyasında bulunmaktadır. … varakasında suça konu eşyaların CIF değerinin 10.141,20 TL, gümrük vergileri toplamının 36.418,69 TL, gümrüklenmiş değerinin ise 46.559,89 TL olarak belirtildiği, buna göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “normal değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.
4. Yargılama aşamasında yapılan keşif sonucu düzenlenen ve “suça konu sigaraların kaçak olduğu, sigara paketleri üzerinde TAPDK hologram etiketinin bulunmadığı, sigaraların CIF değerinin 10.141,20 TL olduğu” görüşünü içeren 30.01.2014 tarihli bilirkişi raporu dosya arasında bulunmaktadır.
5. Sanığın ikametinde arama yapılmasına dayanak teşkil eden Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.10.2013 tarihli ve 2013/1092 Değişik İş sayılı arama kararı dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. “Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde adlî arama kararı gereği, sanığın ikametinde yapılan aramada ticari miktar ve mahiyette kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirilmesi ve savunmasında suçunu ikrar etmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hüküm;
5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği de gözetilerek, sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık ihtarı yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Sanığın eyleminin zincirleme suç olarak kabul edilip hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapıldığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim sisteminden yapılan kontrolde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesine esas alınan aynı mahkemenin 04.09.2015 tarihli ve 2013/729 Esas, 2015/611 Karar sayılı ilâm ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede 06.03.2023 tarihli ve 2013/729 Esas, 2015/611 Karar sayılı ek karar ile hükmün kaldığı yerden aynen infazına, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği ve ek kararın 26.04.2023 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla birlikte kesinleşen 2013/729 Esas sayılı dosyanın Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslının ya da onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun gereği temel ceza belirlendikten ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereği gerekli artırım ve takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/729 Esas, 2015/611 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 1 yıl 8 … hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezasının mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle sonuç olarak 1 yıl 5 … 15 gün hapis ve 6.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
5. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
6. Bozma öncesi hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi
7. 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2020/923 Esas, 2022/392 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.