Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/2489 E. 2023/4757 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2489
KARAR NO : 2023/4757
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1661 E., 2021/1185 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2014 tarihli ve 2014/1075 Esas, 2014/1350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 … hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına, gümrük kaçağı eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2019/19243 Esas, 2020/15554 Karar sayılı ilâmıyla 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması nedenleriyle sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/1661 Esas, 2021/1185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, gümrük kaçağı eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; gerekçeli karar tebliğinin muhakemat müdürlüğü avukatlarına yapılması nedeni ile usulsüz olduğuna, temyiz taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine, sanığın temyiz isteminin reddinin gerektiğine, lehlerine 5.100,00 TL yerine 4.080,00 TL vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğuna ilişkin olup, vekalet ücretine hasredildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın temyiz sebepleri; ele geçen pazar çantasının kendisine ait olmadığına, iddianame anlatımında 1210 paket sigaradan bahsedilmesine karşın, ele geçen sigaranın sadece 150 paket olduğuna, işyerinin kendisine ait olmadığına, olay tarihinde iş hanının zemin katında değil birinci katında bulunan

ve ara sıra uğradığı ofiste, kiracıları ile görüşmek amacı ile bulunduğuna, soruşturma dosyasında yer alan anlatımda İncirlik park alanı ifadelerinin bulunduğuna ancak arama yapılan yer ile anlatımda geçen yerin alakasının bulunmadığına, bir an için sigaraların kendisine ait olduğu düşünülse dahi 150 paket sigaranın Yargıtay uygulamaları uyarınca da kişisel kullanım kapsamında kaldığına, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilen bozma ilamının numarasının hatalı olduğuna, hakkında mahkumiyet için kesin ve yeterli delil bulunmadığına, belirtilen ve re’sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığa ait işyerinde … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2014/666 Değişik iş sayılı arama ve el koyma kararı uyarınca yapılan aramada, 1.210 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçtiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın, bozma öncesinde alınan savunmalarında sigaraların kaçak olduğunu bilmediğini, soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanları tekrar ettiğini ifade ettiği görülmüş, soruşturma aşamasında alınan savunmasında, sigaraları satmak amacı ile çantacı tabir edilen şahıslardan aldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Sanığa, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmadığı görülmüş, bozma sonrasında ise suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hazinesine ödediği takdirde, cezada 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmiştir.

4. Sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’ un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmasına karşın, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile anılan maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca mahkumiyet kararı verildiği belirlenmiştir.

5. Katılan lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL olarak takdiri yerine, 4.080,00 TL olarak belirlendiği görülmüştür.

6. Mahkemenin 14.11.2014 tarihli ve 2014/1075 Esas, 2014/1350 Karar sayılı kararının, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2019/19243 Esas, 2020/15554 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karşın, bozma sonrasında yapılan yargılama kapsamında uyulmasına karar verilen
kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi’nin 2020/12523 Karar sayılı kararı olarak gösterildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede yer alan ”1” numaralı görüş yönünden;
Katılan kuruma gönderilen gerekçeli kararın, … Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü adresinde yetkili Hazine avukatına tebliğ edilmesi nedeni ile tebligat işlemleri usulsüz olduğundan, katılan vekilinin temyiz dilekçesinin Kanuni süre içerisinde sunulduğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

B.Mahkumyet kararı yönünden;
Mahkemenin, 14.11.2014 tarihli ve 2014/1075 Esas, 2014/1350 Karar sayılı kararının, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2019/19243 Esas, 2020/15554 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karşın, bozma sonrasında yapılan yargılama kapsamında uyulmasına karar verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 2020/12523 Karar sayılı kararı olarak gösterilmesi,
Kabule göre ise;
1. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının ”…Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz…” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’ un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’ un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında ”…Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır…” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin “yarı oranında” olacağının bildirilmesi gerekirken, indirim oranının 1/3 olarak gösterilmesi sureti ile sanığın yanıltılması,

2. Sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmasına karşın, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi

uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile anılan maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,

3. Katılan lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 4.080,00 TL olarak belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/1661 Esas, 2021/1185 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan vekilinin vekalet ücretine hasredilen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.