Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/2816 E. 2023/10355 K. 27.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2816
KARAR NO : 2023/10355
KARAR TARİHİ : 27.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/106 E., 2022/727 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/525 Esas, 2014/985 Karar sayılı kararı ile sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ve karar kesinleştiğinde failin tespiti için suç duyurusunda bulunulmasına karar karar verilmiştir.

2.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 31.05.2017 tarihli ve 2016/13658 Esas, 2017/5132 Karar sayılı ilâmıyla;’
” Kolluk kuvvetleri ve muhtarın imzalarını taşıyan 02.10.2012 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında tespit edilen suça konu yerde bulunan diğer taşınmaz sahipleri, köy muhtarı, ihtiyar heyeti azaları ve …’nun tanık olarak dinlenip sanığın suç konusu yeri kullanıp kullanmadığı tespit edilmeden eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi… ” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2019/896 Esas, 2021/207 Karar sayılı kararı ile sanığın 6831 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar karar verilmiştir.

4.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2021/5677 Esas, 2021/16794 Karar sayılı ilâmıyla;
” 6831 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonunda; sanığın aşamalardaki savunmasında suça konu yerde taşınmazı olmadığı, tanık olarak dinlenilen …’ın da suça konu taşınmazın kendisine ait olduğu, Şabanözü Asliye Ceza Mahkemesi’nde aynı taşınmaz nedeniyle yargılanıp beraat ettiği ve taşınmaza ilişkin elektrik faturası sunması gerekçe gösterilerek sanığın beraatine karar verilmiş ise de; suç tutanağında taşınmazın temel atılmış 91 m2 olduğu, ancak mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen rapor ve tanık …’ın sanık olarak yargılanıp Dairemizce 22.11.2021 tarihinde bozulmasına karar verilen 2021/5922 Esas sayılı dosyadaki rapor ve fotoğraflar birlikte incelendiğinde, tanığın kendisine ait olduğunu iddia ettiği taşınmazın 183 m2 olduğu, bir an için taşınmazın yargılama safahatında tamamlanmış olduğu düşünülse dahi koordinatlarının da farklı olduğu anlaşılmakla; suça konu yerde orman mühendisi, inşaat mühendisi ve fen memurundan oluşacak üç kişilik bilirkişi marifeti ile keşif yapılarak denetime elverişli, uyuşmazlığı çözmeye ve hüküm kurmaya yeterli ek rapor alınarak suça konu yerdeki taşınmazın kime ait olduğu hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanıp suça konu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak oluşacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/106 Esas, 2022/727 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 10 hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve orman sınırları içindeki bina temelinin müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği, yapının temel bedeli üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği, yaylada evinin olmadığına, tanıkların kendisini tanımadıklarını ifade ettiğine, tanık …’ın ifadesini duyum üzerine verdiğini belirttiğine, tanık Süleyman Dudu ile komşu olmadığına, tanıklar … ve mahalle muhtarının dinlenmediğine ve beraati gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.12.12.2011 tarihinde kadastro çalışması yapılan ve orman olarak bırakılan yerde yapılan ölçümde 91 m2 lik ev temeli atıldığının anlaşılması üzerine yapı temelinin kime ait olduğu tespit edilemeden suç tutanağı düzenlenmiştir.

2.02.10.2012 tarihli kolluk görgü tespit tutanağında, bahse konu ev temelini sanığın yaptırdığının tespiti üzerine sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3.Sanık savunmalarında suçlamayı kabul etmemiştir.

4.Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 24.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda, 106 m2 lik tek katlı betornarme evin orman tahdit sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir. Bozma sonrası orman, inşaat ve kadastro bilirkişileri tarafından hazırlanan raporda 90 m2 lik beton temelin subasman seviyesine kadar yapıldığı, suça konu yerde orman tahdit çalışmasının 1944 yılında yayımlandığı, 11.09.2013 tarihli Bakanlar Kurulu kararındaki orman sınır noktalarının sağında gösterilen … ormanı sınırları içinde kaldığı, önceki bilirkişi raporunun yanlış yer tespitinden dolayı …’a ait yapı için düzenlendiği yönünde görüş bildirilmiştir.

5.Tanıklar …, …, …, …, …, …, …, … , … ve … beyanları dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1.Suç tutanağı, sanık savunması, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın orman sınırları içinde işgal ve faydalanma eyleminde bulunduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.

2.Katılan vekilinin sanık aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/106 Esas, 2022/727 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.