Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/2963 E. 2024/783 K. 24.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2963
KARAR NO : 2024/783
KARAR TARİHİ : 24.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/127 E., 2021/580 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanığın 04.05.2012, 06.05.2012, 12.05.2012 ve 14.05.2012 tarihli eylemlerine ilişkin olarak ayrı ayrı kamu davalarının açıldığı, ayrı açılan kamu davalarında Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2013, 15.04.2013, 06.06.2013 ve 28.06.2013 tarihli kararları ile sanığın mahkûmiyetine, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve kaçak eşyaların müsaderesine hükmedildiği, anılan kararların sanık

tarafından temyizi üzerine dava dosyalarının temyiz incelemesinin aynı gün yapılarak Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.05.2016 tarihli kararları ile ”sanığın eylemlerinin zincirleme suça vücut verip vermediğinin değerlendirilmesi bakımından dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Bozma üzerine dava dosyalarının birleştirildiği ve Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli ve 2016/500 Esas, 2017/194 Karar sayılı kararı ile sanığın zincirleme biçimde 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 3 yıl 9 … hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

3.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2018/10485 Esas, 2020/18624 Karar sayılı ilâmıyla “…sanığın eylemlerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait olduğu” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Adana 1. Asliye Ceza mahkemesinin 18.05.2021 tarihli, 2021/127 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı ile sanığın zincirleme biçimde 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 10 … hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi kararın usule ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 04.05.2012 tarihinde kaçak sigara satışı ihbarı üzerine olay yerine intikal eden kolluk görevlilerince sanığın elindeki poşette 12 paket kaçak sigara ele geçirildiği, 06.05.2012 tarihinde sanığın kolluk görevlilerini fark ederek yere bıraktığı poşette 47 paket kaçak sigara ele geçirdiği, 12.05.2012 tarihinde kolluk görevlileri tarafından sanığın oturmakta olduğu taburenin yanındaki siyah poşette 51 paket kaçak sigara ele geçirildiği, 14.05.2012 tarihinde ise ihbar üzerine olay yerine intikal eden kolluk görevlilerince sanığın elindeki poşette 58 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın tüm eylemlere ilişkin savunmalarında özetle; dava konusu kaçak sigaraları satmak için aldığını, eylemin suç olduğunu bilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Dava konusu olayların gerçekleşme biçimi, ihbar içerikleri ve sanığın ticari amaca dair ikrarı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia

ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

a) Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” şeklindeki düzenleme ile etkin pişmanlık hususunda soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına ihtarat yükümlülüğü getirildiği ve soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı indirim oranları düzenlendiği, somut olayımızda sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu nedenle kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerler toplamının 2 katını yatıran sanığın cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

b) İmha edilenler dahil olmak üzere dava konusu kaçak sigaraların tümünün müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

c) Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2017 tarihli ve 2016/500 Esas ve 2017/194 Karar sayılı kararının yalnızca sanığın temyizi üzerine bozulmasına karar verildiği nazara alınarak, sanık hakkında bozulan 13.03.2017 tarihli hükümde uygulanmayan tekerrür hükümlerinin 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince kazanılmış hak oluşturması nedeniyle bozmadan sonra kurulan hükümde de uygulanamayacağının gözetilmemesi,

d) Karar başlığında suç tarihlerinin 04.05.2012, 06.05.2012, 12.05.2012 ve 14.05.2012 yerine 06.05.2012 olarak gösterilmesi, hususları isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte (a), (b), (c) ve (d) paragraflarında açıklanan nedenlerle Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/127 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği;

1.Hükmün 6 ncı bendinden ”1/3 oranında indirim yapılarak 12 … hapis ve 2 gün adli para cezası ile

cezalandırılmasına” ibaresi çıkarılarak yerine ”1/2 oranında indirim yapılarak 6 … hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi, hükmün 7 nci bendinden ”10 … hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresi çıkarılarak yerine ”5 … hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi, hükmün 10 uncu bendinden ”10 … hapis ve 20,00 TL” ibareleri çıkarılarak yerlerine ”5 … hapis ve 20,00 TL” ibarelerinin eklenmesi,

2.Hükümden eşya müsaderesine ilişkin bentlerin çıkartılarak yerlerine gelmek üzere hükme ”Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine” ibarelerinin eklenmesi,

3.Hükümden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendin çıkartılması,

4.Gerekçeli karar başlığından suç tarihi bölümünden ”06.05.2012” ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ”04.05.2012, 06.05.2012, 12.05.2012, 14.05.2012” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.