Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/3347 E. 2023/6135 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3347
KARAR NO : 2023/6135
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/63 E., 2022/71 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. (Kapatılan) Gelibolu 2. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli ve 2013/2219 Esas, 2015/861 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. 25.12.2012-03.01.2013 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. 03.01.2013-01.05.2013 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/29043 Esas, 2019/14144 Karar sayılı ilâmı ile;
“(Kapatılan) 2’nci Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 28/09/2015 tarihli, 2013/2219 Esas, 2015/861 Karar sayılı hükmü ile iki ayrı firar suçundan verilen 10 … ve 5 … hapis cezaları ile 2’nci Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 28/09/2015 tarihli, 2013/2291 Esas, 2015/862 Karar sayılı hükmü ile firar suçundan verilen 5 … hapis cezasının 5275 sayılı Kanunun 99’uncu maddesi uyarınca toplanarak sanığın 20 … hapis cezası ile cezalandırılmasına dair 2’nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 10/06/2016 tarihli ve 2013/2219, 2013/2291 Esas, 2016/293 Müt. sayılı duruşmasız işlere ait kararına karşı sanık tarafından itiraz talebinde bulunulduğu, ancak toplama kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesine uygun bir şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle usulsüz olarak kesinleştirildiği anlaşıldığından kesinleşmeyen kararlara ilişkin verilen sonraki karar ve işlemlerin hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu; dolayısıyla sanığın 29/06/2016 tarihli itiraz isteminin, 28/09/2015 tarihli mahkûmiyet kararlarına yönelik temyiz talebinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Sanığın sorgusunda, psikolojik sorunları olduğunu ve Erkilet Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünü beyan etmesi, dizi 27’de yer alan belgeden sanığın Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi ruh sağlılığı hastalıkları polikliniğinde davranış bozuklukları, birden fazla ilaç ve diğer psikoaktif madde kullanımına bağlı bağımlılık sendromu tanılarıyla ayaktan tedavi gördüğünün anlaşılması, adlî sicil kaydı ve yargılama esnasında sivil hayatında işlediği suçlar nedeniyle cezaevine girmiş olması bir arada değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihlerindeki ceza ehliyeti ve askerliğe elverişlilik durumu ile ilgili ortaya çıkan şüphenin giderilmesi için bilirkişi dinlenilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Firarda bulundukları sırada, kıtalarına katılma ve askerlik hizmetine devam etme yönünde serbest bir irade taşımamalarına rağmen, aile büyüklerinin (anne, baba ve ağabey gibi) zorlamaları ve çabaları sonunda birliklerine dönen, ancak aynı gün tekrar birliklerinden firar eden sanıkların birliklerine katılmalarının dehalet kastı olarak değerlendirilmeyip, suç temadilerinin ikinci kez birliklerine katıldıkları tarihte sona erdiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle; dizi 105’de yer alan tutanağa göre babası … nezaretinde 03/01/2013 günü saat 14:10 sularında birliğine teslim olan sanığın aynı gün saat 20:30’da alınan akşam yoklamasında tekrar firar ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın 03/01/2013 günü Birliğe kendiliğinden mi yoksa babasının zorlaması ve çabası ile mi katıldığının araştırılması, gerek duyulması halinde sanığın babasının tanık sıfatıyla ifadesine başvurulması, elde edilecek sonuca göre sanığın eyleminin 25/12/2012-01/05/2013 tarihleri arasında tek bir firar suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması;
Kabule göre de;
Kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK’nın 53.maddesinin uygulanmaması…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine temyize konu edilen Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2020/63 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 25.12.2012-01.05.2013 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.02.2023 tarihli ve 2022/105474 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; 10 … hapis cezasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz edilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Başka bir askeri suçtan dolayı yakalandıktan sonra Kocasinan Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim edilen sanığın 22.12.2012 tarihinde iki gün yol süresi verilerek birliğine sevk edildiği, buna göre 24.12.2012 tarihinde saat 24:00’a kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 03.01.2013 tarihinde babasının çabası ve zorlaması ile birliğine katıldığı, aynı gün görevi gereği bulunmak zorunda olduğu Birliğini yetkili amirlerinden izin almaksızın tekrar terk eden sanığın 01.05.2013 tarihinde polis ekipleri tarafından yakalandığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmasında, birliğine 24.12.2012 tarihinde teslim olması gerekirken nişanlanması nedeniyle bunu biraz geciktirdiğini, birliğine teslim olduğunda da nereye gittiğini ve ne yaptığını hatırlamadığını beyan ettiği belirlenmiştir.

3. Sanığın babası …’un tanık sıfatıyla alınan beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Bozma ilâmı sonrası, sanık hakkında Kayseri Şehir Hastanesi Baştabipliğinin 25.11.2021 tarihli ve TSK20214507 numaralı sağlık kurulu raporu alınmış ve “sanığın mevcut hali ile herhangi bir akıl hastalığı tespit edilememiş olup, suç tarihlerinde (25.12.2012-03.01.2013 ve 03.01.2013-01.05.2013) askerliğe elverişli olduğu” görüşünü içeren rapor dava dosyasına eklenmiştir.

5. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında 13.06.2013-24.06.2013 tarihleri arasında firar suçundan da dava açıldığı, sanığın mahkûmiyetine ilişkin 28.09.2015 tarihli kararın, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/29043 Esas, 2019/14144 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ve araştırma yönünden bozulduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bozma ilâmına uyulması kararı verilmesine rağmen 13.06.2013-24.06.2013 tarihleri arasında firar suçundan hüküm kurulmamış ise de mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

2. 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, … kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre tanık beyanı, sanık savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın 25.12.2012-01.05.2013 tarihleri arasında temadi eden “firar” suçunu işlediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Hüküm fıkrasında suçun adının “firar” yerine “firar(izin tecavüzü)” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.

4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik hususlarında doğan şüphelerin, bozma ilâmı sonrasında alınan sağlık kurulu raporu ile dosya içeriğine uygun şekilde ortadan kaldırıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2020/63 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.