Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/4574 E. 2023/6747 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4574
KARAR NO : 2023/6747
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/49 E., 2022/478 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Askerî Mahkemelerin kapanması sonrasında Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2013/959 Esas, 2015/880 Karar numarasını alan (Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2013/660 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 13.04.2013-08.07.2013 ve 09.08.2013-25.10.2013 tarihleri arasında iki ayrı firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 20 eşit taksitte tahsil edilmek üzere iki kez 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, tutuklulukta, yolda ve nezarette geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/29784 Esas, 2019/15052 Karar sayılı ilâmı ile;
“…1)Sanık hakkında Mareşal … … Hastanesi Baştabipliği tarafından düzenlenen 30.09.2014 tarihli ve 2642 sayılı sağlık kurulu raporu ile adlî raporda sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve 13.09.2013 tarihinde kesinleşen 10 … hapis cezasına ilişkin … 3 Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/458 Esas 2011/387 Karar sayılı ilamının değerlendirilmediği, sadece 1 yıl 8 … hapis cezasına ilişkin ilam ile 1 yıl 11 … 10 gün hapis cezasına ilişkin ilamın değerlendirildiği anlaşılmakla, sanığın kesinleşen bahse konu mahkûmiyet hükümleri dikkate alındığında, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 17’nci maddesinin D dilimi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunduğundan, … 3 Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/458 Esas 2011/387 Karar sayılı ilamının dosyaya ithalini müteakip sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının ek sağlık kurulu raporuyla tespit ettirilmesi ve elde edilecek sonuca göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Sanığın 13.04.2013 tarihinde firar etmesinden sonra 07.07.2013 tarihinde yakalandığı, bu itibarla suç temadi bitim tarihinin 07.07.2013 olarak kabul edilmesi gerekirken 08.07.2013 olarak kabul edilmesi,
3) 07.08.2013 tarihinde cezaevinden tahliye olmasını müteakip Çorlu Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından aynı gün 1 gün yol süresi verilerek birliğine sevk edilen sanığın 08.08.2013 tarihinde saat 24:00’e kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, daha sonra 25.10.2013 tarihinde polis ekiplerince yakalandığı, bu suretle 09.08.2013-25.10.2013 tarihleri arasında temadi eden eyleminin firar suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken sanığın anılan tarihler arasında izin tecavüzü suçunu işlediğinden bahisle hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kabule göre ise;
TCK’nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adlî para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmelerine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine temyize konu edilen Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2020/49 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 13.04.2013-07.07.2013 ve 09.08.2013-25.10.2013 tarihleri arasında iki ayrı firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 24 eşit taksitte tahsil edilmek üzere iki kez 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, tutuklulukta, yolda ve nezarette geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; para cezasını ödeyecek gücü olmadığı gibi para cezasını ödemediği takdirde 10 … hapis cezasını yatacak durumunun da olmadığına, o dönemde psikolojik ve ailevi sorunlarının yarattığı baskılardan dolayı firar etmek zorunda kaldığına ve lehine kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 13.04.2013 tarihinde çıkmış olduğu çarşı izninden aynı gün saat 17.30’a kadar dönmesi gerekirken dönmediği, bilahare 07.07.2013 tarihinde Tatvan’da yakalandığı, 08.07.2013 tarihinde söz konusu eylemi nedeniyle sevk tutuklaması ile tutuklandığı, 25.07.2013 tarihinde ise esas mahkemesi olan (Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askerî Mahkemesince tutuklandığı ve 07.08.2013 tarihinde tahliye edildiği, aynı gün teslim edildiği Çorlu Askerlik Şubesi Başkanlığınca 1 gün yol süresi verilerek birliğine sevk edilen sanığın 09.08.2013 tarihine kadar birliği komutanlığına katılması gerekirken katılmadığı, 25.10.2013 tarihinde polis ekipleri tarafından Tatvan’da yakalandığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmasında suçlarını ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. Birliği Komutanlığınca düzenlenen 13.04.2013 tarihli tutanakta; sanığın 13.04.2013 tarihinde çıktığı çarşı izinden aynı gün saat 17.30’a kadar dönmesi gerekirken dönmeyerek firar ettiği belirtilmiştir.

4. Birliği Komutanlığınca düzenlenen 21.08.2013 tarihli tutanakta; 07.08.2013 tarihinde ceza evinden tahliye edilerek birliğine sevk edilen sanığın birliğine katılmadığı belirtilmiştir.

5. Çorlu Askerlik Şubesi Başkanlığının 07.08.2013 tarihli sevk yazısı dava dosyasında mevcuttur.

6. Sanığın 07.07.2013 ve 25.10.2013 tarihlerinde yakalanmasına dair tanzim edilen tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

7. Sanık hakkında bozma ilâmı öncesi yapılan adli gözlem işlemi neticesinde düzenlenen Mareşal … … Hastanesi Baştabipliğinin 30.09.2014 tarihli ve 2642 sayılı sağlık kurulu raporunda sanığın “disosyal kişilik bozukluğu tanısıyla suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu”, 08.10.2014 tarihli adlî raporda da “suç tarihlerinde 5237 sayılı Kanun’un 32 nci, 34 ncü ve 57 nci maddelerinden faydalanamayacağı” görüşünün belirtildiği saptanmıştır.

8. Bozma ilâmı sonrası … 3 Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/458 Esas 2011/387 Karar sayılı ilamı dosya arasına alınarak sanık hakkında yeniden sağlık kurulu raporu alındığı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan 2.Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29.04.2022 tarihli ve 3396 sayılı “disosyal kişilik bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişsiz olduğu, askerliğe elverişsizlik halinin cezanın kesinleşme tarihi olan 17.04.2014 tarihinde itibaren başladığı, suç tarihlerini kapsamadığı” görüşünü içeren sağlık kurulu raporu ile “müsnet suçundan ötürü 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından yararlanmasının uygun olmadığı” görüşünü içeren adlî raporun dava dosyasına eklendiği saptanmıştır.

9. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, … kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak

altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, bu itibarla “Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, bozma ilâmına, bozma ilamı sonrası alınan sağlık kurulu raporuna, adlî rapora ve tüm dosya kapsamına göre suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu ve cezai ehliyetinin bulunduğu usulüne uygun olarak tespit olunan sanık hakkında 13.04.2013-07.07.2013 ve 09.08.2013-25.10.2013 tarihleri arasında sübut bulan iki ayrı firar suçu nedeniyle alt sınırdan cezalar tayin edilip, takdiri indirim uygulanmak suretiyle mahkûmiyet kararları verilmesinde, hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının alt sınırdan adlî para cezasına çevrilmesinde ve taksitlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Gerekçeli karar başlığında sanığın cezasından mahsup edilen yolda, nezarette ve tutuklulukta geçirilen sürelerin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2020/49 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.