YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4919
KARAR NO : 2023/8432
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/628 E., 2022/229 K.
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2011 tarihli ve 2011/150 Esas, 2011/447 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 5 … hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.02.2014 tarihli ve 2013/13843 Esas, 2014/3037 Karar sayılı ilâmıyla eksik inceleme ile hüküm kurulduğu ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/212 Esas, 2014/724 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4.İhbar üzerine, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/628 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiikinci fıkraları uyarınca neticeten 10 … hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın cezasının 5 … hapis ve 500,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan zarar görenin ise … (Tütün Ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) olduğunun anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair gerekçeli kararın adı geçen kuruma tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usulüne uygun kesinleşmediği ve bu nedenle de zamanaşımı süresinin durmayacağı gözetildiğinde, sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 67 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, 12.04.2011 tarihli mahkûmiyet kararından, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.