Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/5846 E. 2023/8598 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5846
KARAR NO : 2023/8598
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/433 E., 2022/1863 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre, eylemin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, Gümrük İdaresinin suçtan doğrudan zarar görmediği, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz isteği yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin
hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2009 tarihli ve 2008/303 Esas, 2009/277 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği 1 yıl 8 … hapis ve 200,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereği kaçak eşyanın zoralımına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 10.07.2009 tarihinde kesinleştiği, ancak sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 24.12.2013 tarihinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle dosya yeniden ele alınarak Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli ve 2014/823 Esas, 2015/817 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 1 yıl 8 … hapis ve 200,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, verilen karara karşı sanığın temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2018/4541 Esas, 2021/1956 Karar sayılı ilamıyla hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu ve diğer nedenlerden dolayı hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2021/433 Esas, 2022/1863 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 10 … hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi, dosyanın zamanaşımına uğraması nedeniyle bozulması talebine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, 02.02.2008 tarihinde sanığın 31 AP 280 plakalı aracın yakıt deposuna gümrük kaçağı olduğu tespit edilen mazot doldururken görülerek 140 litre mazot ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın aşamalardaki savunmasında, üzerine atılı suçu işlediğine dair ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.

3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

4.Suça konu akaryakıt numunesinin ulusal marker ölçümünde marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

5.Sanıktan ele geçen 140 litre akaryakıta yönelik alınan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre ” pek hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.

6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (1) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre, eylemin 5015 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
10.06.2021 tarihli celsede suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebinin reddine karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında sıfatının ”katılan” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2021/433 Esas, 2022/1863 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın 31 AP 280 plakalı aracın yakıt deposuna kaçak yakıt boşaltırken görülerek 140 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
Mahkemece, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan şikâyetçi Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2021/433 Esas, 2022/1863 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün vekâlet ücretine

ilişkin bendi çıkartılmak suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2023 tarihinde karar verildi.