YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6282
KARAR NO : 2023/6804
KARAR TARİHİ : 07.07.2023
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/146 E., 2021/480 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2014/657 Esas, 2014/820 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 43 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2016/14290 Esas, 2020/1740 Karar sayılı kararı ile;
” … The Polo Lauren Company L.P. şirketinin yetkilisi tarafından … irtibat bürosu yetkilisi …’e verilen asıl vekaletnamenin içeriğinde “Bir gümrük davasını ya da diğer davaları takip etme anlaşması vaka bazında mektup, faks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamanın bulunması karşısında, katılan vekilinden; iş bu dava dosyasında şikayet hakkının kullanılması amacıyla marka sahibi The Polo Lauren Company L.P. firmasının yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, faks veya elektronik posta iletisinin tercüme edilmiş aslının veya onaylı örneklerinin bulunup bulunmadığı sorulup, varsa denetime imkan verecek şekilde dosyaya eklenmesinden sonra iade edilmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine” karar verilmiş, yapılan tebligata rağmen The Polo Lauren Company L.P. vekili talep edilen belgeleri dosyaya ibraz edememiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/3624 Esas, 2021/2878 Karar sayılı ilâmı ile; “… uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1- Dairemizin 20/02/2020 tarihli tevdii kararına rağmen The Polo/Lauren Company LP. firması vekilinin şikayet hakkı sahibi olduğunu gösteren belgeleri ibraz edememesi karşısında; marka sahibi The Polo/Lauren Company LP firmasının sanık hakkında suç tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir şikâyetinin bulunmaması nedeniyle The Polo/Lauren Company LP. firması yönünden açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Marka sahibi The Polo/Lauren Company LP. firmasının suç tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir şikâyetinin bulunmaması karşısında sanık hakkında TCK’nin 43/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3- Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4…. 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/146 Esas, 2021/480 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca erteli 10 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; savunma hakkının kısıtlandığına, arama işleminin 5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırı olduğuna, iş yerinde ele geçirilen ürünlerin sanığa ait olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı
verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Tommy Hilfiger Licensing LLC. ve The Polo Lauren Company L.P. firmaları vekili, şikâyet dilekçesi ile vergi levhası sanık adına kayıtlı olan iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2…. 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 14.08.2014 tarihli ve 2014/605 Değişik İş sayılı arama kararı doğrultusunda 15.08.2014 tarihinde yapılan aramada; raflarda ve askılıklarda satışa hazır vaziyette bulunan Tommy markalı 2 adet kot pantolon ve 1 adet tişört ile; Polo Lauren markalı 5 adet tişört ve 1 çift ayakkabıya el konulmuştur. Sanık arama tutanağını iş yeri sahibi sıfatı ile imzalamıştır.
3.Dosyada mevcut 02.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, marka taklidi yapılmış ürünler olduklarına, şikâyetçi firmalar adına tescilli markaların iktibas yolu ile taklit edildiğine ve eylemin marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
4.Sanık savunmalarında; aramanın yapıldığı iş yerinin kendisine ait olduğunu, suça konu ürünleri tanımadığı bir seyyar satıcıdan faturasız olarak satın aldığını, taklit markalı olduklarını bilmediğini beyan etmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak … Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2021/9736 sayılı Uzlaştırıcı Raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Her ne kadar o yer ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişi hazır bulundurulmadan arama yapılması bir kanuna aykırılık teşkil etmekte ise de; sanığın ikrarının bulunması ve arama işleminin icrasına yönelik bir itirazının bulunmaması karşısında; usûle ilişkin bu eksikliğin, arama işleminin sıhhatini ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin gerçekliğini şüpheli hale getirmediği, usûlüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmalarının ve mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği değerlendirilmiş; 15.08.2014 arama ve el koyma tutanağında arama işlemini yapan kişilerin açık kimliklerinin yazılı olduğunun anlaşılması karşısında; sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Öte yandan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak;
1.Dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile 02.12.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanığın iş yerinde ele geçirilen ürünlerin taklit markalı oldukları ve bu ürünlerin satışa arz edildiği hususunda şüphe yoktur. Satışa arz edilen taklit markalı ürünlerin bizatihi suçun konusunu oluşturması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere edilmesi gerekecektir.
2.Sanığa yükletilen yargılama giderlerinin miktar olarak hem kısa kararda hem de gerekçeli kararda gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu iki husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/146 Esas, 2021/480 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin (7) numaralı paragrafa; “TCK 54” ibaresinin çıkartılarak yerine “TCK 54/4” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin (10) numaralı bendinde yer alan (… TL) ibaresinin çıkartılarak yerine “311,50 TL” yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.07.2023 tarihinde karar verildi.