Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/6833 E. 2023/4791 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6833
KARAR NO : 2023/4791
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Tarım ve Orman Bakanlığı
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekili, o yer
Cumhuriyet savcısı, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi dışında aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2012 tarihli ve 2011/636 Esas, 2012/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet

suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilerek, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eylemi 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un ( 4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığından, suçtan doğrudan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun dava ve duruşmalardan haberdar edilmeksizin, sanık ile Gümrük İdaresi vekiline tebliğ edilerek 25.04.2012 tarihinde usule aykırı olarak kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

3.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/968 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca 29.03.2012 tarihli hükmün açıklanması ile sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu gümrük kaçağı sigaraların müsaderesine ve nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi, suçtan zarar gören kurum olduğuna, davadan haberdar edilemediklerine, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, açıklanmasına karar verilen hükümde nakil aracının müsaderesine karar verildiği halde, açıklanan hükümde iadesine karar verilemeyeceği nedenleriyle hükmün bozulmasına ilişkindir.

3.Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi, erteleme koşullarının oluşmadığına ve nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen, 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddi gerekmiştir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Suçtan Zarar Gören Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyizi Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca dava açıldığı ancak suç tarihi ile ele geçen eşyaların niteliği nazara alındığında, eylemin 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında

bulunduğu, 29.03.2012 tarihli karar ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun aşamalardan haberdar olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna tebliğ edilmeden 25.04.2012 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde sanığın 12.06.2014 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçu nedeniyle önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu, söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresi başlamadığından kesinleşmemiş karara dayanarak sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi kanuna aykırı bulunmuştur.

Öte yandan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmadığı gözetildiğinde, suç tarihi itibarıyla sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımı kesen en son sebep olan sanığın savunmasının alındığı 03.02.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi gerçekleşmiş bulunduğundan davanın düşmesine, bizatihi suçun konusunu oluşturan kaçak sigaraların müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Suçtan Zarar Gören Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/968 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, … plakalı nakil aracının üzerindeki şerhin kaldırılması suretiyle sahibine İADESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla 15.05.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık … hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan İdare vekili, müşteki kurum vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 29.03.2012 tarihli kararın suç tarihi itibarıyla suçtan zarar gören ve yokluğunda karar verilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na gerekçeli karar tebliğ edilmeden 25.04.2012 tarihinde kesinleştirildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 29.03.2012 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin verilen 08.10.2015 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması ve bu nedenle de zamanaşımının ancak itiraz merciince değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, katılan İdare vekili, müşteki kurum vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), 29.03.2012 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyizi mümkün olmayan 08.10.2015 tarihli kararının bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 15.05.2023