YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6875
KARAR NO : 2023/5534
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/459 E., 2022/878 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2013/589 Esas, 2014/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten; 2 yıl 8 … 15 gün hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
2. İşbu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2019/7305 Esas, 2021/3563 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun arasında mukayese yapılması zorunluğu, gümrük kaçağı sigaranın araçta kapladığı hacim bakımından taşıma yüküne göre aracın ağırlıklı bölümü oluşturup oluşturmadığı hususunda makine mühendisi bilirkişiden ek rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2021/459 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan neticeten; 2 yıl 6 … hapis ve 3.000,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, eşyanın müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … İdaresi adına Hâzine vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz sebepleri; kaçak eşyanın değerinin hafif olduğu gözetilmeden hakkındaki cezada indirim yapılmamasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı sanık …’ın sevk ve idaresindeki, dosya sanığı …’un yolcusu olarak bulunduğu açık kasa kamyonet cinsi nakil aracının güvenlik güçlerince yol uygulamasında durdurulması sonucu önleme araması kararına istinaden yapılan aramasında, aracın kasasından 1000 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, sigaraların kaçak olduğunu bildiğini, sigaraları satmak için aldığını, suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Bozma öncesi ve sonrası suçta kullanılan nakil aracına yönelik makine mühendisinden aldırılan bilirkişi raporlarında, kaçak eşyanın hacim veya ağırlık bakımından nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname’de Belirtilen Görüş Yönünden
1. Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ilgili tüm hükümleri somut olaya uygulanıp lehe kanun belirlenmek suretiyle 6545 sayılı Kanun’la değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle
aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereği sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırı görülmemiş olup bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Her ne kadar Tebliğname’de 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının … Hazinesine ödendiği takdirde cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken indirim oranı belirtilmeden cezada indirim yapılmak suretiyle sanığın yanıltıldığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının açıkça bildirildiği, herhangi bir indirim oranı belirtilmediğinden sanığın yanıltılmış olmadığı, etkin pişmanlık bedelinin sanık tarafından maddi durumunun … olmaması sebebiyle ödenmediği nazara alınarak 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamış olmasında, herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 1000 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanığın aşamalarda ele geçen kaçak sigaraları satmak amacıyla naklettiğini beyan etmesi, 5237 sayılı Kanun’un “Kanunun bağlayıcılığı” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.” şeklindeki düzenleme gereği eylemin suç olduğunun bilinmediğine dair savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmaması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça konu kaçak eşyanın kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre tespit edilen 57.751,56 TL’den ibaret gümrüklenmiş değerinin, suç tarihi olan 2013 yılı itibarıyla normal değerde olduğu anlaşıldığından 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanmamış olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Neticeten uzun süreli 2 yıl 6 … hapis ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine karar verilen sanık hakkında, objektif koşullar yönünden engel hâlin bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile hapis cezasının ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmaması bakımından hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılması” şeklindeki düzenleme ile suçta kullanılan araca yönelik aldırılan bilirkişi raporu karşısında suça konu nakledilen eşyanın, taşıma kapasitesine göre hacim ya da ağırlık bakımından açık kasa kamyonet cinsindeki nakil aracının tamamını ya da ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı nazara alınarak bu gerekçeyle nakil aracının iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … İdaresi adına Hâzine vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2021/459 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi adına Hâzine vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.