YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7791
KARAR NO : 2023/6627
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/187 E., 2015/137 K.
SUÇLAR : 298 sayılı Kanun’a muhalefet, suç işlemeye tahrik etme, mala
zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık …’un yoklukta verilip 02.03.2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen kararı, 1412 sayılı Kanunu’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 16.03.2023 tarihinde temyiz ettiği, diğer sanıkların temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2009/187 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, …, …, … ve …’nin 298 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice 5 yıl hapis, sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve …’ın mala zarar verme suçundan netice 1 yıl 8 … hapis, sanıklar …, …, … ve …’in suç işlemeye tahrik suçundan netice hapisten çevrilme 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
III. TEMYİZ NEDENLERİ
1.Sanıklar …, …, …, …, … ve … müdafinin temyiz istemi, tutanaklara itibar edilemeyeceğine, eksik kovuşturma ile karar verildiğine, sanıkların cezalandırılmasına yeter her tür şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına ilişkindir.
2.Sanıklar … ve …’ın temyiz istemi, tutanakların duyuma göre düzenlendiğine, teşhis yapılmadığına ve cezalandırılmalarına yeter her tür şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
1.07.06.2009 tarihinde … ili … ilçesi … Mahallesinde 1147 ve 1148 nolu sandıkların bulunduğu ilkokulda oy sayımının bitmesini müteakip belediye başkan adayı olan sanık …’ın tahrik etmesi sonucu, sanıkların öncülük ettiği yaklaşık 500 kişilik bir grup tarafından olay çıkartıldığı, 20-25 kişilik jandarma gücünün olaylara müdahale ettiği, olaylar sırasında, seçim işlerinin yürütüldüğü ilkokul binası ve içindeki eşyaların zarar gördüğü, ayrıca oy pusulaları ve tutanakların yırtıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanıklardan;
a) …; olaylara karışmadığını, hatta sakinleştirmeye çalıştığını ama başarılı olamadığını, suçlamayı kabul etmediğini,
b) …; kendisinin de sandık müşahidi olduğunu, olaylar çıkınca uzaklaştığını ve yapanları görmediğini, suçlamayı kabul etmediğini,
c) …; olaylar bittikten sonra olay yerine gittiğini, olaylara karışmadığını,
d) …; seçim sonrası okul bahçesinde konuşurlarken kendilerine küfredildiğini, kendilerinin de bu nedenle tepki gösterdiklerini, suçlamayı kabul etmediğini,
e) … ve …; seçimden sonra kazanan taraftan birisinin küfrettiğini, gençlerin sinirlendiğini ve olaylar çıktığını, ancak kendilerinin karışmadıklarını,
savunmuşlardır.
3.Yürütülen soruşturma kapsamında yapılan olay yeri incelemesi sonucu düzenlenen rapor, ekindeki fotoğraflar ve keşif tutanağından, okul çevresinde çeşitli yerlerde ve okul içerisinde holde yırtılmış
vaziyette oy pusulaları ile zarfların bulunduğu, yine okula yaklaşık 25 metre mesafede kaldırım üzerinde oyların koyulduğu çuvalın görüldüğü anlaşılmıştır.
4.Olaya müdahale eden jandarma görevlilerine teşhis yaptırıldığı, sanıklar …, …, … ve …’u jandarma personeli tarafından teşhis edildiği, her iki sandıkdaki görevlilerin ise beyanlarına göre olayın korku ve heyacanı nedeniyle saklandıklarından kimseyi göremediklerinden, kimseyi teşhis edemedikleri görülmüştür.
5.Soruşturma aşamasında … Cumhuriyet Başsavcılığı ve yargılama sırasında Mahkeme tarafından, olaylarda görev yapan bütün jandarma personeli, sandık görevlileri ve olay yerinde bulunan çok sayıda kişinin beyanlarının alındığı, jandarma personelinin, çıkan olaylara müdahale ettiklerini, sanıkların olaylar içerisinde yer aldıklarını ve kalabalıkları yönlendirdiklerini, oy pusulalarını alan ve yırtanların da sanıklar olduklarını belirttikleri, sandık görevlilerinin, sayım sonrasında çıkan olaylarda, korumaya çalışsalar da neticede kalabalığın çuvalları aldıklarını, olayın korku ve heyecanı nedeniyle kimin yaptığını göremediklerini, çeşitli partili müşahitler de sanıkların isimlerini belirterek eylemleri yapanların ve kalabalığı yönlendirenlerin sanıklar olduklarını, sanık …’ın vurun, yıkın, sandıkları alın, oyları alın şeklinde sözlerle halkı galeyana getirdiğini belirttikleri belirlenmiştir. Yargılama aşamasında tanık olarak bilgisine başvurulan olay tarihindeki ilçe kaymakamı, olaylardan haberdar olunca ilden destek kuvvet istediğini, okula gittiğini ve halkı yatıştırdıklarını, sanık …’in kendilerine yardımcı olduğunu belirttiği, dinlenen bir kısım tanık ve müştekilerin ise ya olayın korku ve heyecanıyla ya da olay yerine uzak olmaları nedeniyle failleri görmediklerini belirttikleri anlaşılmıştır.
V. GEREKÇE
A. Sanık …’un Temyiz İsteminin Değerlendirilmesi
Sanık …’un, yokluğunda verilen ve 02.03.2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 16.03.2022 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir.
B. Sanıklar …, …, … ve … Müdafi ve Sanıklar … ve …’ın 298 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;
Her ne kadar bir kısım sanıklar ve müdafi suçun unsurlarının oluşmadığı ve eksik kovuşturma ile karar verildiği yönünde temyiz isteminde bulunmuş ise de soruşturma ve kovuşturma aşamasında tüm delillerin toplandığı, olay yerinde bulunan kişilerin çok büyük kısmının beyanının tespit edildiği, neticede dosyada mevcut fotoğraflar, olay yeri inceleme raporu ve keşif tutanağına göre oy pusulaları ve zarfların yırtıldığının anlaşıldığı, çok sayıda müşteki ve tanığın grubu yönlendiren ve oy pusulaları ve zarfları yırtanların sanıklar olduğuna yönelik anlatımları ve teşhis tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece sanıkların üzerine atılı 298 sayılı Kanun’a muhalefet suçunun subut bulduğuna yönelik kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin
sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … Müdafi ve Sanıklar … ve …’ın Mala Zarar Verme ve Suç İşlemeye Tahrik Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 214 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, suç tarihi olan 07.06.2009 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
VI. KARAR
1.Gerekçe bölümde (A) madde başlığı altında açıklanan nedenle, sanık … tarafından, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde (B) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2009/187 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararıyla sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında 298 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar …, …, … ve … müdafi ile sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3.Gerekçe bölümünde (C) madde başlığı altında açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2009/187 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararıyla sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında mala zarar verme suçundan ve sanıklar …, …, … ve … hakkında suç işlemeye tahrik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı
nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.